Sarkoidozda PD-1 ve PD-L1 ekspresyonunun prognostik değeri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE KEVSER ERDÖL
Danışman: Serap AKÇALI DURU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Sarkoidoz, etyolojisi henüz bilinmeyen, akciğer başta olmak üzere tüm organlarda non-kazeifiye granülamatöz lezyonlar ile seyreden bir hastalıktır. Sarkoidozdaki granülomların oluşumunda rol oynayan mekanizmaların bir kısmı bilinse de, immünopatojisi hakkında kesin bir veri henüz yoktur. Malign hastalıklar başta olmak üzere T hücre aracılı immün yanıtın düzenlenmesi için önemli bir kontrol noktası olan Programlanmış Ölüm-1 (PD-1) / PD-L1 yolunu hedefleyen tedavi seçenekleri giderek yaygınlaşmaktadır. Akciğer fibrozisi ile seyredebilen sarkoidoz gibi granülomatöz ya da interstisyel akciğer hastalıklarının patofizyolojisinde de bu yolağın rol oynadığı düşünülmektedir. Yaptığımız çalışmada sarkoid granülomlarında PD-1 ve PD-L1 ekspresyonu ve prognostik önemini araştırdık. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, 1 Mart 2015 - 31 Aralık 2020 tarihleri arasında SBÜ Dışkapı Yıldırım Beyazıt SUAM Göğüs Hastalıkları Kliniğine başvuran, mediastinal lenf nodlarında endobronşiyal ultrasonografi yada mediastinoskopi ile alınan TBİA örneklerinde sarkoidoz tanısı konan 48 hasta dahil edildi. Hastaların demografik, klinik, laboratuvar ve radyolojik özellikleri kaydedildi. Takip süresi 1 yılın üzerinde olan hastalar remisyon, stabil hastalık ve progrese hastalık dönemimde olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Hastanemiz patoloji kliniğinde Mediastinal lenf nodlarından alınan TBİA örneklerini içeren parafin bloklar PD-1 ve PD-L1 ekspresyonu için immünhistokimyasal yöntemler kullanılarak boyandı. PD-1 için boyanan hücre sayısı, PD-L1 için boyanma Ģiddeti ve yüzde değeri kaydedildi. Ġstatiksel veriler Windows yazılımına uygun IBM SPSS Statistics, Version 20.0. (IBM Corp., Armonk, New York, USA) programıyla analiz edildi. Bulgular: Hastaların 28'i kadındı ve ortalama yaş 47±12.1 olarak bulundu. EBUS ve mediastinoskopi ile alınan doku biyopsilerinde saptanan granülom dokuları 5 (%10) hastada, immünohistokimyasal yöntemle PD-1 antikoru pozitif boyanırken 43'ünde (%90) boyanma saptanmadı. Tüm doku granülomları PD-L1 ile %80-100 pozitif boyanmasına rağmen klinik, labaratuvar, solunum fonksiyon testleri, boyanma şiddeti, boyanma yüzdesi ve prognoz arasında anlamlı ilişki bulunamadı (p>0,05). Sonuç: Çalışmamız sarkoidozdaki lenf dokusu granülomlarında PD-1 ekspresyonunun görülmemesi, PD-1 eksikliğinin granülom oluşumunda rolü olabileceğini düşündürmektedir. Sonuçlarımızın daha geniş hasta grupları ile yapılacak çalışmalar ile desteklenmesi gereklidir.