Plasenta invazyon anomalisi tanısı olan gebelerde hemogram parametrelerinin prediktif belirteç olarak değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ZEYNEP KAMİL KADIN VE ÇOCUK HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MELİSA İNAN

Danışman: Pınar KUMRU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızın amacı; plasenta invazyon anomalisi ve plasenta previası olan gebelerde birinci ve üçüncü trimester hemogram parametleri ve bu parametrelerden hesaplanabilen sistemik inflamatar yanıt değerleri ile plasental invazyonun ilişkisini değerlendirmektedir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız retrospektif olarak dizayn edilmiştir. Çalışmaya Ocak 2019- Ağustos 2023 yılları arasında Sağlık Bakanlığı Üniversitesi Zeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesine başvuran ve doğumu hastanemizde gerçekleştirilen 18-45 yaş arası, tekil gebeliği olan toplam 159 hasta dahil edilmiştir. Hastalar üç gruba ayrılmış, ilk grupta plasenta akreata spektrumu tanısı alan plasenta previalı 53 hasta, ikinci grupta plasenta previası olan ancak invazyon anomalisi olmayan 53 hasta, üçüncü grupta bir veya iki sezaryen öyküsü olup hastanemizde sezaryen ile doğum yapan plasental anomalisi olmayan 53 kontrol hastası bulunmaktadır. Üç gruptaki gebelerin birinci trimester ve preoperatif son hemogram tetkiklerindeki parametreler ve bu parametrelerden hesaplanan sistemik inflamatuar belirteçler değerlendirildi. Ayrıca hastaların sosyodemografik özellikleri, obstetrik öyküleri, tıbbi özgeçmişleri, peroperatif müdahale yöntemleri, transfüzyon gereksinimleri, yenidoğan sonuçları karşılaştırıldı. Hasta verilerine hastanemizde kullanılan elektronik bilgi kayıt sistemi (HIS) ile ulaşıldı. Bütün istatistiksel analizlerde IBM SPSS.25 (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanıldı. Bulgular: Çalışmamızda PAS (plasenta akreata spektrumu) grubu (n=53), plasenta previa (PP) grubu (n=53) ve kontrol grubu (n=53) birinci ve üçüncü trimester hemogramlarından elde edilen sistemik inflamatuar yanıt parametrelerine göre karşılaştırıldığında PAS grubu ve kontrol grubu arasında üçüncü trimester RDW (p 14.1 için %69,81 sensitivite ve %69.81 spesifisite, PWR için belirlenen cut off değeri ≤ 21.31 için %69.81 sensitivite ve %60.38 spesifisite bulundu. RDW cut off değerinden yüksek hastalarda postoperatif yoğun bakım ihtiyacı anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p<0.001). NLR, PLR, MER, MPV , ELR parametrelerinde birinci ve üçüncü trimesterde anlamlı fark bulunamadı. Sonuç: Plasenta akreata spektrumu dünya genelinde maternal morbiditesi ve mortalitesi yüksek seyreden, kanama potansiyeli fazla olan bir obstetrik komplikasyondur. Etyopatogenezi henüz tam olarak anlaşılamayan bu olgularda ultrasonografi ile antenatal kolay tanı her zaman mümkün olmamaktadır. Risk faktörü olan gebelerde PAS'ı ön görecek hızlı, yaygın kullanılan bir parametre henüz klinik pratiklerde bulunmamaktadır. Üçüncü trimester RDW değeri için yapılan ROC analizinde invazyon anomalisi için 14,1 üzerinde %69,81 sensitivite ve %69.81 spesifisite saptanmıştır. Üçüncü trimester PWR değeri için 21,31 ve altında %69,81 sensitivite, %60.38 spesifisite saptanmıştır. Üçüncü trimester RDW değerinin 14,1 üzerinde olması durumunda plasental invazyon riskinin 8.084 kat arttığı ve postoperatif yoğun bakım ihtiyacında anlamlı artış olduğu görülmüştür. PWR değerinin 21,31 ve altında olması durumunda plasental invazyon riski %73 daha fazla bulunmuştur. Diğer parametrelerde birinci ya da üçüncü trimester değerleri arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Çalışmamızda üçüncü trimesterde PAS ve kontrol grubu arasında RDW ve PWR değerleri için anlamlı fark bulunmasına karşın ROC analizi sonucuna, spesifisite ve sensitivitelerine bakıldığında zayıf bir ayrım gücüne sahiptir. Bu nedenle prospektif, randomize kontrollü, daha büyük hasta sayıları ile yapılacak çalışmalara ihtiyaç vardır.