Kronik pelvik ağrıya sahip kadın hastalarda pelvik konjesyon sendromu sıklığı


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BUĞRA TUNÇ

Danışman: Burak YÜCEL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kronik pelvik ağrı (KPA), kadınlarda yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyen ve etiyolojisi multifaktöriyel olan bir durumdur. Pelvik konjesyon sendromu (PKS), venöz yetmezlik kaynaklı, inflamatuar olmayan bir ağrı sendromudur ve KPA ile sıkça ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, KPA hastalarında PKS sıklığını belirlemek ve klinik, ultrasonografik ve tanısal özellikleri değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, prospektif olarak KPA tanısı alan ve dahil edilme kriterlerini karşılayan 83 hastanın demografik ve ultrasonografik bulgularını analiz etmiştir. KPA tanısı alan hastalarda ultrasonografik değerlendirme yapılmış ve venöz konjesyon (VK) belirtileri kaydedilmiştir. Hastalar, KPA'ya eşlik eden VK varlığı açısından iki gruba ayrılarak demografik, klinik ve ultrasonografik parametrelerce karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışmamızda KPA tanısı alan hastaların %54,2'sinde VK varlığı tespit edilmiştir. VK varlığı olan hastaların çoğunluğunun multipar olduğu ve premenopozal dönemde bulunduğu belirlenmiştir. Ultrasonografik değerlendirmelerde, VK ile birlikte görülen KPA hasta grubunda anlamlı şekilde daha fazla ovaryan ven dilatasyonu (>6 mm), kıvrımlı tübüler ven varlığı, ovaryan vende yavaş venöz akım (<3 cm/sn) ve myometrial arkuat ven varlığı gözlemlenmiştir. VK ile birlikte KPA hastalarında antidepresan kullanım oranının anlamlı derecede yüksek olduğu ve psikososyal faktörlerin önemli bir rol oynayabileceği görülmüştür. Sonuç: KPA etiyolojisinde PKS'nin önemli bir rol oynadığı görülmektedir. Ultrasonografi, PKS tanısında değerli bir tarama yöntemi olup tanı amaçlı değerlidir. Çalışmamızdan çıkarılacak en önemli sonuç, daha önceki çalışmalarda en değerli tanı kriteri olarak görülen ovaryan ven çapında genişlemenin yanı sıra kıvrımlı tübüler ven başta olmak üzere, ovaryan vende yavaş venöz akım ve myometrial arkuat ven varlığı da ayırt etme gücünde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Gelecekte yapılacak daha geniş kapsamlı çalışmalar, PKS'nin KPA hastalarındaki rolünü daha iyi anlamaya yardımcı olacaktır. Anahtar Kelimeler: kadın sağlığı, kronik pelvik ağrı, pelvik konjesyon sendromu, ultrasonografi, venöz yetmezlik