Açıklanamayan infertilite tanısı ile in vitro fertilizasyon programına alınan hastalarda uygulanan gonadotropin salgılatıcı hormon agonist ve antagonist protokollerinin gebelik sonuçlarının karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ZÜBEYDE HANIM KADIN HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ONUR ŞAHİN
Danışman: Serdar DİLBAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada açıklanamayan infertilite tanılı hastalara uygulanan gonadotropin salgılatıcı hormon (GnRH) agonist protokol ile antagonist protokolün IVF sonuçlarına etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Mayıs 2007 ile Ocak 2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Üremeye Yardımcı Tedavi Kliniği'nde açıklanamayan infertilite tanısı ile tedavi alan 696 açıklanamayan infertilite tanısı almış hasta dahil edildi; bu hastaların 368 (%52.9) tanesine GnRH agonist protokol uygulandı "Grup I" olarak, 328 (%47.1) tanesine GnRH antagonist protokol uygulandı "Grup II" olarak değerlendirildi. Hastaların klinik sonuçları veri tabanından alınarak retrospektif olarak SPSS programı ile değerlendirilerek analiz edilmiştir. Bulgular: Bu çalışmaya 696 adet hasta dahil edildi. Bu hastaların 45'i (%6,7) zayıf, 310'u (%46,2) normal kilolu ve 316'sı (%47,1) fazla kilolu idi. Hastaların 469 tanesi daha önce hiç gebe kalmamıştı. Hastaların 17 (%2,4) tanesinde siklus iptali gerçekleşti. Siklus iptali GnRH antagonist protokol uygulanan hastalarda anlamlı derecede (p=0.014) daha yüksek izlendi. Folikül sayısı, toplanan oosit sayısı ve matür oosit sayısı arasında gruplar arasına fark izlenmedi. 3. gün hasta serum estrodiol(E2), folikül stimüle edici hormon(FSH) ve lüteinleştirici hormon(LH) seviyeleri açısından gruplar arasında fark izlenmedi, ancak tedavide uygulanan doz ve gün sayısı arasında anlamlı fark izlendi ve agonist protokolde anlamlı derecede yüksek saptandı. Çalışmaya dahil edilen hastaların 144 tanesinde (%20,7) embriyo transferi yapılamadı. Embriyo transferi yapılamayan hastaların 60 tanesinde total fertilizasyon başarısızlığı(TFF) ve 84 tanesinde embriyo gelişim yetersizliği(EGY) geliştiği tespit edildi. GnRH agonist protokol uygulanan ve embriyo transferi yapılan 291 (%79,1) hastanın 158 (%54,3) tanesinde gebelik izlenmedi, 23 (%7,9) tanesinde kimyasal gebelik izlendi, 110 (%37,8) tanesinde ise klinik gebelik izlendi. Klinik gebelik izlenen hastaların 103 (%93,6) tanesinde intra uterin(IU) gebelik izlendi. GnRH antagonist protokol uygulanan ve embriyo transferi yapılan 261 (%79,1) hasta mevcuttu. Bu hastaların 140 (%53,8) tanesinde gebelik izlenmedi, 21 (%8,1) tanesinde kimyasal gebelik, 99 (%38,1) tanesinde ise klinik gebelik izlendi. Klinik gebelik izlenen hastaların 95 (%96) tanesinde IU erken gebelik izlendi. Hastanın tedavi protokolündeki değişim IVF sonuçlarını ve klinik gebelik oranlarını etkilemediği gözlendi. Sonuç: Bu çalışmada açıklanamayan infertilite tanısıyla IVF tedavisi alan ve GnRH agonist, antagonist protokolü uygulanan hastalarda gebelik sonuçları yönünden istatistiksel olarak anlamlı fark bulunamadı. Anahtar kelimeler: Açıklanamayan infertilite, GnRH agonist protokol, GnRH antagonist protokol, in vitro fertilizasyon, yardımcı üreme teknikleri