Zor entübasyonu öngörmede üst havayolu ultrasonografik ölçümlerinin değerlendirilmesi: Türk popülasyonundan bir kesit
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUBA NUR SAYIR
Danışman: Ezgi ERKILIÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Zor ventilasyon ve zor entübasyon, anestezi kaynaklı perioperatif morbidite ve mortalitenin önemli sebeplerinden biridir. Zor entübasyon insidansı, genel popülasyonda %1.5-13.2'dir. Yapılan çalışmalarda farklı etnik popülasyonlar arasında klinik değerlendirme parametrelerinde ve zor entübasyon oranlarında farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Zor entübasyon ve laringoskopinin öngörüsünün en iyi yolu hala tartışmalı bir konudur. Anestezi pratiğinde sıkça kullanılan klinik ölçümlere ilave olarak ultrasonografi günümüzde zor entübasyon öngörüsünde de kullanılmaya başlanmıştır. Çalışmamızda; üst havayolu klinik ve ultrasonografik ölçüm yöntemlerinin zor entübasyon ve zor laringoskopi öngörüsündeki etkinliklerini değerlendirmek ve bu ölçümler için spesifite ve sensitivite oranlarını tespit ederek Türk popülasyonu için eşik değerler belirlenmeyi amaçladık. Materyal ve Metod: Çalışmamız randomize seçilmiş genel anestezi altında entübe edilen, ASA 1-2 grubu, 18-65 yaş arası 402 hasta ile yapılmış tek merkezli, prospektif, gözlemsel bir çalışmadır. Tüm hastaların, anestezi öncesi değerlendirilmelerinde rutin kullanılan klinik havayolu ölçümleri yapıldı. Bunlara ilave olarak her hastanın ultrasonografik ön boyun yumuşak doku kalınlığı ölçümleri yapılarak kaydedildi. Hastaların entübasyonu sırasında kullanılan yardımcı yöntemler ve laringoskopi sırasında görülen glotis açıklığı eksternal bası olmaksızın Cormack Lehane sınıflamasına uygun olarak not edildi. Her hastanın Entübasyon Zorluk Skoru (IDS) hesaplandı. Bulgular: 183'ü kadın (%45,5 ) ve 219'u (%54,5) erkek, 402 hastayı kapsayan Türk popülasyonundaki bu kesitsel çalışmada zor entübasyon insidansını %10 olarak tespit ettik. Kilo, boy ve BMI değerleri yönünden gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulduk. Klinik ölçümlerden Boyun Çevresi/Tiromental Mesafe Oranını >5,5 cut off değeri ve % 92,9 sensitive ve % 88,3 spesifite ile anlamlı bulurken, ultrasonografik ön boyun mesafe ölçümlerinden Cilt-Epiglot Mesafesi'ni >2,23 cut off değeri ve %90,5 sensitivite ve %89,7 spesifite ile en duyarlı ölçüm olarak tespit ettik. Boyun Çevresi/Tiromental Mesafe Oranı ile Cilt-Epigglot arasında, r = 0,569 düzeyinde, pozitif yönde ilişkiler olduğu ve bu ilişkilerin istatistiksel olarak anlamlı olduğunu gördük. STOP-Bang Skoru'na göre hastaların % 8'inde (32) orta seviye, % 8,2'sinde (33) ise yüksek seviye OUAS riski bulduk. Sonuç: Çalışmamızda havayolu muayenesinde kullanılan rutin ölçüm yöntemlerinin tek başına yeterli olmadığını, Boyun Çevresi/ Tiromental Mesafe oranı gibi hastaların vücut oranlarının dikkate alındığı ölçümlerin ve ultrasonografik değerlendirmelerin zor entübasyon öngörüsünde daha yararlı olduğunu tespit ettik. Bu nedenle preoperatif havayolu muayenesinde vücut oranları ve ultrasonografik ölçümlerin kombine edilerek uygulanmasının zor havayolu öngörüsünde daha iyi sonuçlar verebileceğini düşünmekteyiz.