Hastane yatışı gerektiren akut bronşiyolitli süt çocuklarının klinik, demografik ve laboratuvar özellikleriyle antibiyotik kullanımının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞE ELANUR KURTDAN DALKILIÇ

Danışman: Çağatay NUHOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Akut bronşiolit süt çocuklarında görülen etiyolojide sıklıkla viral etkenlerin rol oynadığı, bronşiollerin inflamasyonuyla seyreden bir alt solunum yolu hastalığıdır. Bronşiolitte tedavi destek tedavisidir. Gözlemsel verilere göre çoğu merkezde bronşiolit tanı ve tedavi kılavuzuna uyum oranı düşüktür. Bu çalışmada hastane yatışı gerektiren akut bronşiyolit olgularında gereksiz antibiyotik kullanımının önlenmesi amaçlanmaktadır. Gereç ve yöntem: Bu çalışma Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tıp Fakültesi Haydarpaşa Numune Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Kliniği Servisi'nde Şubat 2020 ve Mayıs 2020 tarihleri arasında solunum sıkıntısı, takipne, hışıltılı solunum ve ateş yüksekliği şikayetlerinden birisi veya birkaçı ile başvurup akut bronşiyolit ve/veya alt solunum yolu enfeksiyonu tanısı ile serviste yatmakta olan 1 ay- 2 yaş grubunda olan 117 hasta üzerinde prospektif olarak yapılmıştır. Her sabah klinik vizitinde bir gün önce servise yatırılmış olan akut bronşiyolit / alt solunum yolu enfeksiyonu olup dahil edilme kriterlerini karşılayan olguların klinik, demografik, laboratuvar verileri olgu rapor formuna kaydedilerek, varsa antibiyotik tedavisi not edilip, hastanın klinik seyri taburcu olana dek günlük olarak izlenmiştir. Antibiyotik başlanma endikasyonu klinik ve laboratuvar verileri ışığında değerlendirilerek klinik seyri izlenmiştir. Bulgular: Çalışmaya 117 hasta alındı. Hastaların %53,85'i erkek, %46,15'i kızdır. Hastaların yaşları, 1-6 ay, 7-12 ay ve 13-24 ay olarak sınıflandırılmıştır ve sırasıyla yüzdelikleri %52,99, %20,51, %26,5 olarak dağılmıştır. Çalışmamıza dahil olan hastalarımızın tanı gruplandırması; alt solunum yolu enfeksiyonu, bronkopnömoni ve bronşiyolit şeklinde yapılmıştır ve yüzdeleri ise sırasıyla %70,09, %8,55 ve %21,37'dir. Etkenlerin dağılım yüzdeleri etken tespit edilemeyen, viral etken saptanan, bakteriyel etken saptanan ve hem bakteriyel hem viral etken saptanan olmak üzere sırasıyla %53,85, %20,51, %18,8 ve %6,84'tür. Lökosit değeri normal olan hastaların %60'ında CRP normal bulunmuştur. Hastalarımızda antibiyotik tedavisi verilmeyenlerin %88,9'unun akciğer grafisinde infiltrasyon saptanmamıştır. Saptanan etkenin bakteriyel ve viral olması ile akciğer grafisinde infiltrasyon varlığı, antibiyotik kullanımı, CRP'nin normal veya yüksek olması, lökosit değerleri, lenfosit değerleri ve nötrofil değerleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. 117 hastanın 99'una antibiyotik başlanmıştır. Hastaların %53,8'inde etken tespit edilememiştir. Etken tespit edilemeyenlerin %63,5'inde CRP normal bulunmuş ancak bu hastaların %81'inde antibiyotik kullanıldığı görülmüştür. Solunum panelinde %10,3 haemofilus influenzae, %6,8 streptekokus pneumonia, %3,4 oranında da her iki etken tespit edilmiştir. %8'inde viral etkenlerle haemofilus influenzae veya streptokokus pneumonia ya da her ikisi birlikte saptanmıştır. Bu etkenlerin elde edildiği 31 hastanın 16'sının altı aydan küçük, 7'sinin ise dört aydan küçük olduğu görüldü.1 hasta ailesinin aşı karşıtı olması nedeniyle aşılanmamıştı. 5 hastanın ise aşı durumuyla ilgili bilgi alamadık. 10 hastanın aşı takvimine uygun olarak aşılandığı bilgisine ulaşıldı. Akciğer grafisinde infiltrasyon olmaması, hışıltı varlığı ve CRP'nin normal olmasıyla etkenin viral olması arasında ilişki saptanmamıştır. CRP'nin yüksek olması, lökositin düşük veya yüksek olması nötrofilin düşük olması nötrofilin yüksek olması, lenfositin düşük olması lenfositin yüksek olması ve akciğer grafisinde infiltrasyonun var olması ile bakteriyel etken olması arasında ilişki bulunamamıştır. Sonuç: Akut bronşiolit olgularında antibiyotik kullanımı tedavide yeri olmadığı halde tespit edilen etkenden ve laboratuvar verilerinden bağımsız olarak sıktır. Anahtar Kelimeler: Bronşiolit, süt çocuğu, demografik özellikler, klinik bulgular, laboratuar bulguları, tedavi, antibiyotik