S.B.Ü Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Polikliniğine başvuran yenidoğanların retrospektif analizi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA KEÇİÖREN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZGE KESİM SAYGILI

Danışman: Dilek SARICI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

GİRİŞ VE AMAÇ: Son yıllarda çocuk acil servis hasta sayılarındaki artışla başvuran yenidoğan hasta sayısının da arttığı düşünülmektedir. Çalışmada acil servise başvuran yenidoğanların klinik ve demografik özelliklerini incelemeyi, kurumumuzda durum tespiti yaparak kalabalıklaşan acil servislerde nonspesifik semptomlarla başvuran hastalarda aciliyet durumunu ve yatan hastaları saptayarak analiz etmeyi; acil servis hekimlerine hayatı tehdit eden durumları ayırabilmek, yatış risk faktörü taşıyan hastaları tanımlayabilmek ve gereksiz acil servis kullanımını azaltmaya yönelik tedbirler alınmasını amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışma Sağlık Sağlık Bilimleri Üniversitesi Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Acil Polikliniğine son beş yıl içerisinde başvuran yenidoğanların dosyalarından retrospektif analizini içermektedir. Hastaların yaşı, gebelik haftası, doğum kilosu, uyruk, anne yaşı, doğum öyküsü, başvuru şikayetleri, ön tanıları, yatış tanıları, yatış oranı, laboratuvar ve radyolojik istemleri kaydedilmiştir. BULGULAR: Acile başvuran hastaların %1,41'ini yenidoğanlar oluşturmaktadır. Hasta başvuruları en sık yaz aylarında olup; 2020 yılında pandemi ile başvuran yenidoğan sayısı 10 kat azalmıştır. Çalışmaya dosyalarına ulaşılabilen 1211 hasta dahil edildi. Ortalama yaşları 10,18 ± 7,51 gün, %56,6'sı erkek, çoğu term ve normal doğum ağırlığındaydı. Olguların %49,6'sı ilk bir haftada başvurmuştur. En sık başvuru sebebi sarılık, kontrol, beslenememe, huzursuzluk, uyku halidir. Acil başvurularda en sık şikayet sarılık ve beslenememe, acil olmayanlarda huzursuzluk ve burun akıntısıydı. Hastaların en sık ön tanıları; 14 günden küçüklerde indirekt hiperbilüribinemi, normal muayene; büyüklerde pnömoni, üsye, kolikti. Huzursuzluk, ateş, uyku hali, beslenememe, kusma gibi nonspesifik semptomlarla başvuran hastalar en sık indirekt hiperbilirubinemi, pnömoni ve sepsis tanısı aldı. Hastane yatış oranı %47,6 olup yatan hastaların %56,2'si 7 günlük ve altında, %55,3'ü erkek, %74,4'ü term, %84,4'ü normal doğum ağırlığındadır. En sık yatış nedeni indirekt hiperbilirubinemi, pnömoni, idrar yolu enfeksiyonu ve aspirasyondur. Taburculuk sonrasında hastaların üçte biri poliklinik kontrollerine gelmemişti. SONUÇ: Acil servise başvuran yenidoğanlar postnatal ilk iki haftada en sık sarılık ve beslenememe nedeniyle başvurmaktadır. Kontrol amacıyla bile başvurunun fazla olduğu görülmektedir. Hastaların üçte biri ise poliklinik kontrollerine gelmemiştir. Bu durum ailelerin yenidoğan bakımı konusunda yetersiz bilgi ve ilgisi ile ilişkili olabileceğinden yenidoğan bakımıyla ilgili doğum öncesi, sonrası ve taburculukta ailelere verilecek eğitim ve desteğe ihtiyaç vardır. Yenidoğanlar nonspesifik semptomlarla da başvurabileceğinden acil servis çalışanlarının yenidoğanların sorunları açısından bilgili olmaları, dikkatli ve özenli değerlendirme yapmaları gerekmektedir. Çalışmada verilere daha çok yatan hasta dosyalarından ulaşıldığından bazı sonuçlar olağandan yüksektir. Daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Çocuk Acil Servis, Yenidoğan, Yenidoğan Acilleri