Diferansiye tiroid kanserlerinin klinikopatolojik ve moleküler risk sınıflamasında BRAF V600E mutasyonunun rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA GÜLHANE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYŞENUR EROL

Danışman: Semra İNCE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda, diferansiye tiroid kanserli hastalarda BRAF V600E mutasyonunun klinikopatolojik özellikler, tedavi yanıtı ve nüks gelişimi ile ilişkisini araştırmayı amaçladık. Çalışmamızda BRAF V600E mutasyonunun prognostik anlamını değerlendirmek ve kişiselleştirilmiş tedavi stratejilerine katkı sunmak hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Kasım 2016 – Ekim 2024 tarihleri arasında SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde diferansiye tiroid kanseri nedeniyle cerrahi tedavi uygulanmış 73 hastanın retrospektif arşiv verilerinin değerlendirilmesiyle yürütülmüştür. Hastalar, cerrahi sonrası patoloji örneklerinde BRAF V600E mutasyon durumu doğrultusunda iki gruba ayrılmıştır (pozitif ve negatif). Klinik, patolojik, laboratuvar ve radyolojik parametreler SPSS v27.0 yazılımı kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Nüks gelişimini öngören değişkenler lojistik regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışma grubunun %49,3'ünde BRAF V600E mutasyonu pozitif saptanmıştır. Mutasyon pozitifliği, multifokalite ve cerrahi sınır pozitifliği ile istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilişkili bulunmuştur (p<0,05). Ayrıca, BRAF V600E pozitif hastalarda radyoaktif iyot (RAI) tedavisi sonrası tüm vücut tarama (TVT) sintigrafisinde rezidü doku dışı tutulum ve nüks gelişimi oranları anlamlı olarak yüksektir (p=0,003 ve p=0,005). Lojistik regresyon analizine göre, BRAF V600E mutasyonu, multifokalite ve RAI sonrası TVT'de rezidü doku dışı tutulum nüks gelişimi açısından anlamlı risk faktörleri olarak tanımlanmıştır. Kombinasyonel analizlerde, "BRAF V600E pozitif + multifokalite" ve "BRAF V600E pozitif + RAI sonrası TVT'de rezidü doku dışı tutulum" bulunan olgularda nüks oranı belirgin düzeyde artmıştır. BRAF V600E mutasyonu olmayan grupta ise bu değişkenlerle birlikte dahi nüks gözlenmemiştir. Ayrıca, BRAF V600E pozitif hastalarda lenf nodu boyutları daha büyük ve nüks süresi daha erken saptanmıştır. Bu bulgular, BRAF V600E mutasyonunun tümör biyolojisi üzerindeki etkisinin sadece moleküler düzeyde değil, klinik seyir ve tedavi yanıtı açısından da anlamlı olduğunu göstermektedir. Sonuç: BRAF V600E mutasyonu, diferansiye tiroid kanserinde yalnızca moleküler bir gösterge değil, aynı zamanda klinik seyri etkileyen önemli bir prognostik belirteçtir. Bu mutasyonun multifokalite ve radyonüklid görüntüleme bulguları ile birlikte değerlendirilmesi, nüks riski yüksek hastaların erken tanımlanmasına olanak sağlayabilir. Elde edilen bulgular, kişiselleştirilmiş hasta yönetimi ve takip stratejilerinin geliştirilmesine katkı sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: BRAF V600E, diferansiye tiroid kanseri, multifokalite, nüks, immünohistokimya, prognostik faktörler