Meme kanseri tanısı almış hastalarda 18FDG PET-BT görüntülemesindeki suvmaks değer ölçümleri ile klinikopatolojik ve prognostik faktörlerin ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÇETİN BİLGE KAĞAN TÜMER
Danışman: Suat KUTUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Meme kanserinde evrelemede PET/BT kullanımı yaygınlaşmaktadır. Bu çalışma ile primer kitle ve aksilladaki PET/BT SUVmaks değeri ile klinikopatolojik ve prognostik verilerin ilişkisine bakılması amaçlanmıştır. Bu sayede PET/BT SUVmaks değeri ile hastanın final patolojisi ve prognostik faktörler tahmin edebilir ve cerrahi tedavide buna bağlı modifikasyonlar yapılabilir. Neoadjuvan tedavi alan hastalarda ise tedavi yanıtı öngörülebilir ve değerlendirilebilir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2020-12/918 numaralı etik kurul onayı ile (Ek-2) Genel Cerrahi Kliniğinde 2018-2020 tarihleri arasında, trucut biyopsi veya eksizyonel/insizyonel biyopsi ile meme kanseri tanısı almış, uzak metastazı olmayan, tarama amaçlı 18FDG PET-BT çekilen 18 – 85 yaş arası hastalar çalışmaya alınmıştır. Operasyon öncesi aksiler tutulumu olan ve neoadjuvan kemoterapi planlanan ve sonrasında operasyona alınan hastalar ayrı grup olarak çalışmaya dahil edildi. Neoadjuvan hasta grubunda hem neoadjuvan tedavi öncesinde bazal 18FDG PET-BT hem de operasyon öncesinde 18FDG PET-BT çekimi yapılmış olma şartı aranmıştır. Aksilla tutulumu için SUVmaks cut-off değeri 2 olarak kabul edilmiştir. Çalışmamızda doğrudan cerrahi tedavi uygulanan grupta 175, neoadjuvan tedavi sonrasında cerrahi uygulanan hasta grubunta ise 50 hasta bulunmaktadır. Çalışmadan elde edilen verilerin özetlenmesinde tanımlayıcı istatistikler sürekli (sayısal) değişkenler için dağılıma bağlı olarak ortalama ± standart sapma veya medyan, minimum ve maksimum olarak tablo halinde verildi. Sayısal değişkenler arasındaki ilişkilerin incelenmesinde değişkenlerin normal dağılım göstermediği durumlarda Spearman's Rho korelasyon katsayısı kullanıldı. İstatistiksel analizler Jamovi (Version 2.2.5.0) ve JASP (Version 0.16.1) programları ile yapılmış olup ve istatistik analizlerde anlamlılık düzeyi 0.05 (p-value) olarak dikkate alındı. Bulgular: Doğrudan cerrahi uygulanan grupta PET/BT primer tümör SUVmaks değeri ile ER ve PR negatifliği anlamlı bir ilişki bulunmuştur. (p<0,05). Doğrudan cerrahi grubunda ki67 yüzdesi ile PET/BT SUVmaks değeri arasında korelasyon saptanmıştır. Neoadjuvan hasta grubunda preoperatif PET/BT aksilla SUVmaks pozitif prediktif değeri %85.7 olarak bulunmuştur. Doğrudan cerrahi tedavi grubunda ise aksiller PET-BT tutulumunun negatif prediktif değeri %78 olarak bulunmuştur. Diğer prognostik ve prediktif değerler ile anlamlı bir istatistiksel sonuç elde edilememiştir. Sonuç: Çalışmamızda meme kanserinde klinikopatolojik prognostik ve prediktif faktörlerin 18FDG PET-BT SUVmaks değeri ile korelasyonuna bakıldığında klinik yaklaşımı değiştirecek güçlü bir ilişki bulunamadı. Neoadjuvan hasta grubunda tedavi sonrası aksiller metastazı saptamada yüksek pozitif prediktif değer ile PET/BT etkin bir görüntüleme olarak kabul edilebilir. Anahtar Kelimeler: Meme kanseri, 18FDG PET-BT, neoadjuvan tedavi, prognostik faktörler