Multiple miyelom hastalarında PTX-3 düzeyi ile tromboz ve tedavi yanıtı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE NUR ÇİÇEK
Danışman: Seda YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada, multipl miyelomda (MM) Pentraxin-3 (PTX3) düzeylerinin tromboembolik olay (TE) ve tedavi yanıtı ile ilişkisini inceleyerek PTX3'ün klinik karar süreçlerinde tamamlayıcı bir biyobelirteç olarak kullanılabilirliğini değerlendirmek amaçlandı. Yöntem: Tek merkezli, gözlemsel kohorta 33 yeni tanı MM hastası dahil edildi ve yaklaşık 4 ay izlendi. PTX3 ölçümleri tanıda ve 4. ayda yapıldı; delta PTX3 (kontrol–tanı) hesaplandı. Olası asemptomatik tromboz açısından hastalar tanıda ve kontrolde alt ekstremite venöz doppler ultrasonografi ile tarandı. Klinik olaylar (TE, mortalite), tedavi rejimleri, profilaksi ve laboratuvar göstergeleri (M-proteini, IgG, total protein, ürik asit, HDL vb.) ile ilişkiler korelasyon ve uygun karşılaştırma testleri ile değerlendirildi; ayrıca lojistik/regresyon analizleri uygulandı. Bulgular: TE insidansı % 12,1 (4/33) olup olaylar heterojen seyir gösterdi (Santral venöz kateter ilişkili juguler tromboz, proksimal DVT (derin ven trombozu), yüzeyel tromboflebit, serebellar iskemik olay). aPTT, TE (+) hastalarda daha uzundu (p=0,008). 4. aydaki PTX3, M-proteini ile güçlü pozitif korelasyon gösterdi (tanıdaki ile rho=0,428; p=0,021 / 2. Kürdeki ile rho=0,417; p=0,024 / 4. Kürdeki ile rho=0,529; p=0,003); ayrıca total protein (rho=0,508; p=0,005), IgG (rho=0,410; p=0,027), ürik asit (rho=0,370; p=0,048) ve HDL (rho=0,396; p=0,033) ile pozitif korelasyon saptandı. Delta PTX3'ü azalan grupta kemoterapi başlangıcında antiagregan başlama oranı daha yüksekti (p=0,025). Regresyon analizlerinde PTX3, hastaları sağlıklı kontrolden ayırmada anlamlıydı ve LDH (laktat dehidrojenaz)/total proteine göre ayarlama sonrasında dahi mortaliteyle bağımsız ilişki gösterdi. İzlemde mortalite yalnızca VTE(Venöz tromboembolizm) (–) grupta görüldü (n=4); küçük örneklem ve zaman kısıtlılığı nedeniyle nedensel yorumdan kaçınıldı. Sonuç: PTX3, MM'de tromboz eğilimi ve rezidüel hastalık/inflamasyon ile ilişkili tamamlayıcı bir belirteç olarak öne çıkmaktadır. PTX3'ün, mevcut klinik skorlarla (IMPEDE/SAVED/Khorana) ve bağlamsal tetikleyicilerle [SVK (santral venöz katater), steroid yükü vb.] birlikte kullanımı risk-uyarlı tromboprofilaksi ve tedavi yanıtının izlenmesi için klinik değere sahip olabilir. Sonuç olarak, PTX3 düzeylerinin hastalık aktivitesi ve tromboz riskiyle ilişkili olabileceğinin görünmesi, bu biyobelirteçlerin MM'de erken risk belirteci olarak kullanılabileceğini düşündürmektedir.