İntrakranial dermoid ve epidermoid tümörlerin endoskopik rezeksiyonu
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ADEM DOĞAN
Danışman: Ahmet Murat KUTLAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İntrakranial dermoid ve epidermoid tümörler (İDET) iyi huylu, konjenital lezyonlardır. Standart mikroskopik yöntemlerle bu tümörlerin total rezeksiyonları, her ne kadar expojuru artırmak için büyük kraniotomiler, büyük cerrahi insizyonlar kullanılmaktaysa da nörovasküler yapılara yapışık olabilmeleri nedeniyle zor olabilir. Son yıllarda endoskopik yolla bu lezyonların cerrahisi birçok merkezde uygulanmakta; mikroskop altında yapılan cerrahilere göre, endoskopik girişimlerin daha minimal invaziv olduğu, daha az beyin ekartasyonuna neden olması, operasyon lojunda daha fazla görsellik sağlaması gibi bazı üstünlükleri olduğu savunulmaktadır. Biz de kliniğimizde, endoskopik girişimlerle opere ettiğimiz epidermoid ve dermoid tümör olgularını geriye dönük olarak inceledik. Gereç ve Yöntem: 2010-2020 yılları arasında kliniğimizde endoskopik girişimlerle opere edilen farklı lokalizasyonlardaki 18 epidermoid ve dermoid tümör olgusu retrospektif olarak incelendi. Bulgular: Tüm olguların 6'sı kadın (%33.3), 12'si erkekti (%66.6). Yaşları 15- 68 yıl arasında değişmekteydi (ortalama 39.6). Lokalizasyonlara göre dağılım yapıldığında; 6 olgu (% 33.3) intraparankimal;(2 temporal, 3 frontal, 1 oksipital), 2 olgu orta hat frontobazal (% 11.1), 3 olgu suprasellar (% 16.6), 2 olgu intraorbital (% 11.1), 3 olgu serebellopontin köşe (% 16.6), 1 olgu lateral ventrikül (% 5.5) ve 1 olgu da 3.ventrikül (% 5.5) yerleşimliydi. Histopatolojik değerlendirmede olguların 11'i epidermoid tümör (% 61.1), 7'si ise dermoid tümör (% 38.8) olarak raporlanmıştı. Tüm olgularda genel rezeksiyon oranları değerlendirildiğinde; 7 olguda total (% 38.8), 5 olguda totale yakın (% 27.7), 6 olguda subtotal (% 33.3) rezeksiyon yapılmıştı. Cerrahi sonrası dönemde (postoperatif ilk 3 ay) tüm olguların preoperatif dönemdeki şikayetleri ortadan kalktı. Bir olguda rinore ve pnömosefali gelişti, bifrontal kraniotomi yapılıp perikranial fleb kullanılarak rekonstrüksiyon yapıldı ve hasta şifa ile taburcu edildi. viii Sonuç: İDET'ler endoskopik girişimler altında, büyük insizyon ve büyük kraniotomilere gerek kalmadan, en az mikroskopik cerrahi girişimlerdekine benzer etkinlikte tedavi edilebilir. Ayrıca mini kraniotomi ve küçük insizyon, minimal parankimal hasar endoskopik cerrahinin en büyük avantajlarıdır.