Sivil havacılık kabin görevlilerinde venöz yetmezliklerin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KAMİL SEZER BAŞDEMİR

Danışman: Erdinç ERCAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, Sivil Havacılık Kabin Görevlilerinde, normal popülasyona göre venöz yetmezlikler açısından risk faktörlerinde değişimler olup olmadığı araştırılmıştır. Uzun süreli uçuşlar ve ayakta kalınması ile özellikle çalışma ortamlarında mobilite azlığı düşünüldüğünde, kabin görevlilerinin venöz yetmezlik ve bunlara bağlı semptomlarla daha sık karşılaşılaşılan bir popülasyon oldukları düşünülmektedir. Bu nedenle çalışmamızda kabin görevlilerinin varis tanısı sıklığının tespit edilmesi; venöz yetmezliklerin değerlendirilmesi açısından, tanıda yönlendirici bir varis ölçeği geliştirilmesi ve bireysel açıdan önerilerde bulunulması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, ülkemizdeki aktif uçuş görevlerinde yer alan 264 Sivil Havacılık Kabin Görevlisi arasında gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara sosyo-demografik ve mesleki özellikleri, sigara kullanım öyküsü, aile öyküsü sorgulayan sorulara ek olarak varise yönelik değerlendirilmelerin yer aldığı toplam 44 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Bu 44 soru içerisinden geliştirilen, güvenilirliği ve geçerlik analizleri yapılmış 8 soruluk bir varis değerlendirme ölçeği ile elde edilen veriler karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Yaş ortalamaları erkeklerde 35,1±5,1, kadınlarda 33,6±4,9 bulunmuştur. BMI ortalamaları erkeklerde 24,72±1,87 ve kadınlarda 21,00±2,15 olarak tespit edilmiştir. Genel toplum ortalamalarına benzer olarak çalışmamızda venöz yetmezlik potansiyeli olan birey sayısı %23 oranında bulunmuştur. Kadınlarda varis tanısı erkeklere göre yüksek bulunmuştur (p<0,001). Aile varis bulunma öyküsünün her iki cinsiyette de varis bulunması açısından önemli bir faktör olduğu bulunmuştur. Ayrıca ailede varis öyküsü bulunan kadınlarda varis tanısı sıklığının arttığı (p<0,001) tespit edilmiştir. Varis tanısı olan olgularda ölçeğin kesme değeri 2 ve üzeri olarak alındığında; kadınlarda, varis hastalığı olanları %79,3 oranında, hasta olmayanları %40,8 oranında doğru tespit edebildiği gösterilmiştir. Geliştirilmiş olan ölçek puanı, kadınlarda erkeklere göre daha yüksek tespit edilmiştir (p<0,001). Sonuç: Çalışma sonucunda kadınlarda varis tanısı erkeklere göre yüksek olduğu (p<0,001) ve aile varis öyküsünün kişilerde varis bulunması açısından önemli bir faktör olduğu bulunmuştur. Çalışmamız ile varis tanısında yol gösterici olabilecek bir ölçek geliştirilmiştir. Geliştirilmiş olan varis sorgulama ölçeğinin geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yapılmış olup geliştirilen ölçek geçerli ve güvenilir olduğu tespit edilmiştir. Geliştirilen ölçeğin kadınlarda sensitivitesi yüksek olarak bulunmuştur. Bu da bize kadın cinsiyette ölçeğimizin klinik olarak kullanılabilir olduğunu göstermektedir. Mesleki çalışma sürelerinin, uçuş tiplerinin ve uçuş sürelerinin venöz yetmezlikler açısından daha detaylıca incelenmesi, gelecek çalışmalarda bunların ilişkisinin daha net ortaya konulabilmesini sağlayacaktır. Dolayısı ile ilgili konularda havacılık personelinde daha fazla çalışma yapılması önerilmektedir.