Akne vulgaris tanılı fertil kadınlarda metabolik sendrom ve hirşutizm profilinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AHMET SALİH KARAOĞLU

Danışman: Burçe CAN KURU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AKNE VULGARİS TANILI FERTİL KADINLARDA METABOLİK SENDROM VE HİRŞUTİZM PROFİLİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Amaç: Akne vulgaris, pilosebaseöz ünitenin kronik inflamatuvar bir hastalığı olup, patogenezinde insülin direnci, besin sinyalizasyon yolakları ve hiperandrojenizm temel rol oynamaktadır. Bu çalışmanın amacı, doğurganlık çağındaki orta, şiddetli ve çok şiddetli akne vulgaris tanılı kadın hastalarda metabolik sendrom prevalansı, alt bileşenleri ve klinik hirşutizm profilinin değerlendirilmesi ve bu parametrelerin birbirleriyle olan ilişkisinin sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırmalı olarak incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları polikliniğinde klinik olarak orta, şiddetli veya çok şiddetli (Global Akne Şiddet Skalası derece 3, 4, 5) akne vulgaris tanısı alan 73 kadın hasta ile yaş açısından benzer, aktif inflamatuvar hastalığı bulunmayan 71 sağlıklı kadın gönüllü olmak üzere toplam 144 katılımcı dahil edilmiştir. Katılımcıların antropometrik ölçümleri (boy, kilo, vücut kitle indeksi, bel çevresi) yapılmış; arteriyel kan basınçları ölçülmüştür. En az 8 saatlik açlık sonrası venöz kan örneklerinden açlık kan şekeri, serum trigliserid ve HDL kolesterol düzeyleri çalışılmıştır. Metabolik sendrom varlığı NCEP ATP-III kriterlerine göre, hirşutizm profili ise Modifiye Ferriman-Gallwey Skoru (mFGS) ile değerlendirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde IBM SPSS v32.0 programı kullanılmıştır. Bulgular: Akne grubunun yaş ortalaması 22,21 ± 4,40 yıl, kontrol grubunun ise 22,89 ± 3,81 yıl olup gruplar arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p=0,0592). Akne hasta grubunda vücut kitle indeksi (23,50 ± 5,08 kg/m²), bel çevresi (83,38 ± 11,55 cm), sistolik kan basıncı (116,68 ± 10,57 mmHg) ve diastolik kan basıncı (80,66 ± 7,53 mmHg) kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek bulunmuş; HDL kolesterol düzeyi (60,77 ± 12,08 mg/dL) ise anlamlı derecede düşük saptanmıştır. NCEP ATP-III kriterlerine göre metabolik sendrom prevalansı akne grubunda %8,2 (n=6) iken kontrol grubunda hiçbir katılımcıda (%0,0) metabolik sendrom saptanmamış ve aradaki fark anlamlı bulunmuştur (p=0,0403). mFGS ortalaması akne grubunda kontrol grubuna kıyasla belirgin şekilde yüksek saptanmıştır (5,68 ± 3,63'e karşılık 3,30 ± 2,03; p 0,05). Sonuç: Doğurganlık çağındaki kadınlarda orta ve üzeri şiddette akne vulgaris varlığı; altta yatan subklinik metabolik sendrom riski, hemodinamik yük ve hiperandrojenik aks aktivasyonu ile güçlü biçimde ilişkilidir. Bu parametrelerin aknenin kendi içindeki şiddet dereceleri arasında doğrusal artış göstermemesi, doğrudan orta-şiddetli akne vulgaris varlığının kalıcı sistemik bir sinyal ve kırılma noktası olduğunu kanıtlamaktadır. Kliniğe başvuran hastaların sadece deri bulgularıyla sınırlı kalmayıp; bel çevresi, kan basıncı, lipid paneli ve mFGS skorlamasını içeren bütüncül, multidisipliner bir tarama protokolüyle değerlendirilmesi subklinik kardiyometabolik risklerin erken tanısı ve güvenli izotretinoin risk yönetimi açısından kritik önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Akne vulgaris, Metabolik sendrom, Hirşutizm, İnsülin direnci, Modifiye Ferriman-Gallwey Skoru, Bel çevresi.