Memede kitle nedeniyle başvuran hastalarda depresyon ve anksiyete düzeylerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEHER MERCAN

Danışman: Mehmet Ali ERYILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Meme kanseri dünyada ve ülkemizde kadınlarda en sık görülen kanserdir. Erken tanı ve gelişen tedavi olanaklarına rağmen meme kanseri, kabul edilmesi zor, önemli bir kaygı kaynağı olarak çeşitli psikososyal sorunları gündeme getirmektedir. Biz bu çalışmamızda memede kitle yakınmasıyla polikliniğe başvuran hastalardaki depresyon ve anksiyeteyi, Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi'ne (KETEM) rutin tarama için gelen hastalarla kıyaslayarak kitlenin kadınların ruh sağlığında oluşturduğu etkiyi tespit etmeyi amaçladık. Gereç ve yöntem: Bu çalışma analitik tipte bir vaka kontrol çalışmasıdır. 01 Temmuz 2016-30 Eylül 2016 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Konya E.A.H Meme Polikliniği'ne memede kitle nedeniyle başvuran, herhangi bir tanı almamış ve KETEM'e rutin mamografi çektirmek için gelen herhangi bir şikâyeti olmayan hastalara çalışmamız hakkında bilgi verilerek, kabul edenlere bilgilendirilmiş gönüllü onam formu imzalattırıldı. Çalışmamıza girmeyi kabul eden hastalara Beck Depresyon Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği ve sosyodemografik verileri içeren anket formu doldurtturuldu. İstatistiksel analizler için SPSS 22.0 paket programı kullanıldı. Verilerin değerlendirilmesinde Mann Whitney-U testi, Ki-kare testleri ve Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Çalışmamıza vaka grubu olarak meme polikliniğine memede kitle nedeniyle başvuran 100 kişi ve kontrol grubu olarak da KETEM'e başvuran 100 sağlıklı kişi alındı. Çalışmaya katılanların %100'ü kadındı (n=200). Vaka grubunun %85'i (n=85) evli, %15'i (n=15) bekâr iken kontrol grubunun %90'ı (n=90) evli, %10'u (n=10) bekârdı. Katılımcılardan vaka grubunun %8'i (n=8) yalnız, %15'i (n=15) sadece eşiyle, %65'i (n=65) eş ve çocuklarıyla, %7'si (n=7) anne-baba ile yaşamakta iken %5'i (n=5) hepsiyle beraber yaşamaktaydı. Kontrol grubunun ise %8'i (n=8) yalnız, %15'i (n=15) eşiyle, %65'i (n=65) eş ve çocuklarıyla, %1'i (n=1) anne-babası ile, %8'i (n=8) hepsiyle beraber yaşamaktaydı. Eğitim düzeylerine bakıldığında vaka grubunun %69'unun (n=69) eğitim düzeyi ilkokul ve altıyken, %31'inin (n=31) eğitim düzeyi ortaokul ve üstüydü. Kontrol grubunun %80'inin (n=80) eğitim düzeyi ilkokul ve altı iken, %20'sinin (n=20) ortaokul ve üstü olarak tespit edildi. Katılımcılara nerde yaşadıkları sorulduğunda vaka grubunun %17'si (n=17) kırsal kesimde yaşamaktayken, %83'ü (n=83) şehirde yaşamaktaydı. Kontrol grubunun ise %8'i (n=8) kırsal kesimde yaşamaktayken, %92'si (n=92) şehirde yaşıyordu. Vaka grubunun %55'inin (n=55) gelir düzeyi 1500 lira ve altındaydı, %45'inin (n=45) ise gelir düzeyi 1500 liranın üzerindeydi. Vaka grubunun %83'ü (n=83) ev hanımıydı, %17'si (n=17) diğer meslek gruplarındandı. Kontrol grubunun %83'ü (n=83) ev hanımıydı, %17'si (n=17) diğer meslek gruplarındandı. Vaka ve kontrol grupları arasında medeni durum, kimlerle yaşadığı, aylık gelir düzeyi, yaşadığı yer, meslek ve eğitim düzeyi açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p>0,05). Çalışmamızdaki vaka ve kontrol grupları ile depresyon arasındaki ilişkiyi incelediğimizde istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,000). Vaka grubunda depresyon görülme oranı kontrol grubuna göre 1,351 kat daha fazlaydı [Odds Ratio=0,074 %95 CI (min=0,034 max=0,159)]. Vaka ve kontrol grubu ile anksiyete düzeylerini karşılaştırdığımızda istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,000). Vaka grubunda orta ve şiddetli derecede anksiyete görülme oranı kontrol grubuna göre 8,333 kat daha fazlaydı [Odds Ratio=0,120 %95 CI (min=0,062 max=0,233)]. Vaka grubunun Beck depresyon puan ortalaması ± Std Error (19,6±1,05) iken kontrol grubunun Beck depresyon puan ortalaması ± Std Error (8,92±0,62) olarak hesaplandı. İki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,000). Vaka grubunun Beck anksiyete puan ortalaması ± Std Error (20,34±1,23) iken kontrol grubunun Beck anksiyete puan ortalaması ± Std Error (7,88±0,71) olarak hesaplandı. İki grup arasında anksiyete puan ortalaması açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0,000). Sonuç: Çalışmamızda memede kitle yakınması ile başvuran kadınlarda depresyon varlığı ve şiddetli anksiyete görülme oranı sağlıklı kadınlara göre ileri derecede artmıştı. Bu bakımdan sağlık profesyonellerinin memede herhangi bir yakınma ile başvuran kadınların psikososyal sorunlarını bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmeleri ve bu doğrultuda bilgi vermeye, emosyonel ve sosyal destek sağlamaya odaklanan girişimlerde bulunmaları yararlı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Memede kitle, anksiyete, depresyon