Acil serviste akut koroner sendrom tanısı alan hastalarda risk faktörleri ile monosit/HDL oranının ve troponin-T düzeylerinin mortalite açısından değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞULE SÜRÜCÜ AKAR

Danışman: Ertuğrul ALTINBİLEK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre iskemik kalp hastalıkları, tüm ölüm sebepleri arasında cinsiyet ayrımı olmaksızın birinci sırada yer alır. Hiperlipidemi ateroskleroz için ana risk faktörüdür. Düşük dansiteli lipoprotein seviyesi azaldıkça, yüksek dansiteli lipoprotein seviyesi yükseldikçe ateroskleroz riski düşer. Ateroskleroz patogenezinde monositler endotelden geçerek makrofaja dönüşürler. Makrofajlar okside düşük dansiteli lipoprotein ile etkileşirler ve köpük hücreleri oluşur. Hayatın ilk yıllarında başlayan bu süreç ilerleyen yıllarda ateroskleroz gelişiminde önem taşımaktadır. Kardiyak troponinler miyokard hasarının oldukça spesifik bir biyobelirtecidir. Çalışmamızda, troponin, monosit ve yüksek dansiteli lipoproteinin mortaliteyi öngörmedeki değerini göstermeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız 01.01.2018- 01.01.2019 tarihleri arasında Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servis'inde akut koroner sendrom tanısı alan 249 hasta dahil edilerek retrospektif olarak gerçekleştirildi. Hastaların klinik olarak demografik verileri, akut koroner sendrom tipleri, elektrokardiyografi sonuçları, laboratuvar bulguları, koroner anjiografi sonuçları ve klinik sonlanımları hasta takip formuna kaydedildi. Bulgular: Çalışmaya 249 hasta dahil edildi. Hastalar demografik özellikleri açısından değerlendirildi yaş ortalaması 58.6±12.6, cinsiyet dağılımında ise %79.5'i erkekti hasta idi. En sık görülen kronik hastalık %69.1 ile hipertansiyon olarak saptandı. Hastaları akut koroner sendrom alt tipleri açısından baktığımızda %56.6 STEMİ, %43.4 hastada NSTEMİ saptandı. Laboratuvar bulguları monosit ortalaması 0.7±0.3, HDL ortalaması 41.7±9.7, monosit/HDL 0.016±0.008 monosit/non HDL oranı 0.005±0.003 olarak saptandı. STEMİ grubunda hastaların yaş ortalaması NSTEMİ grubundan anlamlı olarak daha düşüktü (p 0.05). STEMİ grubunda monosit, LDL, monosit/HDL, monosit/Non HDL oranları ve laktat NSTEMİ grubundan anlamlı olarak daha yüksekti (p 0.05). Tek değişkenli modelde STEMİ ve NSTEMİ hastalarını ayırmada yaş, koroner arter hastalığı, monosit, LDL ve laktat değerlerinin anlamlı etkinliği gözlenmiştir (p 0.05). Mortalite olan grupta TG değeri mortalite olmayan gruptan anlmalı (p<0.05) olarak daha düşüktü. Mortalite olan grupta troponin değeri mortalite olmayan gruptan anlamlı olarak daha yüksekti (p<0.05). Tek değişkenli modelde mortalite olan hastaları öngörmede yaş, ek hastalık ve tanının (STEMİ, NSTEMİ) anlamlı etkinliği gözlenmiştir (p<0.05). Çok değişkenli indirgenmiş modelde mortalite olan hastaları öngörmede yaşın anlamlı-bağımsız etkinliği gözlenmiştir (p<0.05). Sonuç: STEMİ grubunda monosit, monosit/HDL oranı NSTEMİ grubuna göre daha yüksek olduğu, fakat bu parametrelerin mortaliteyi öngörmede anlamlı olmadığı gösterildi.