Otojen ve reaktif tip obsesif kompulsif bozukluk'ta bağlanma biçimleri, içgörü, zihinselleştirme ve empati becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞEYMA NUR ATAK

Danışman: Sinay ÖNEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB), yalnızca semptom çeşitliliğiyle değil, aynı zamanda bilişsel algısal süreçler ve klinik seyir açısından da belirgin bir heterojenlik sergileyen karmaşık bir ruhsal bozukluktur. Çalışmamızda OKB tanılı bireylerin otojen ve reaktif alt tiplerine göre bağlanma biçimleri, içgörü, sosyal biliş, empati ve zihinselleştirme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırmaya, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Kliniği'e başvuran, DSM-5 tanı ölçütlerine göre OKB tanı kriterlerini karşılayan 100 hasta ve 50 sağlıklı kontrol dahil edilmiştir. Hastalar, klinik görüşme ve Yale Brown Obsesyon Kompulsiyon Değerlendirilme Ölçeği belirti listesine göre otojen (n=50) ve reaktif (n=50) alt tip olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Tüm katılımcılara tanıyı doğrulamak ve ek tanıları dışlamak için SCID-I, sosyodemografik veri formu, Temel Empati Ölçeği, Brown İnançların Değerlendirilmesi Ölçeği, Zihinselleştirme Ölçeği, Gözlerden Zihin Okuma Testi ve Erişkin Bağlanma Biçimi Ölçeği uygulanmıştır. Bulgular: Otojen ve Reaktif OKB grupları arasında ZÖ-S puanları bakımından anlamlı bir fark olduğu (p=0,018), ZÖ toplam, YBOKÖ, TEÖ, BİDÖ, EBBÖ ve GZOT toplam puanları bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı (p>0,05) görüldü. Otojen OKB grubunda ZÖ-S puanları, hem reaktif OKB grubuna hem de kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde düşük bulundu (F=11,93, p<0,001). Otojen OKB grubunda YBOKÖ-obsesyon puanları ile ZÖ toplam (r=-0,491, p<0,001), ZÖ-S (r=-0,380, p=0,006) ve ZÖ-M (r=-0,406, p=0,003) puanları arasında negatif yönde korelasyon, EBBÖ-kaçıngan bağlanma puanları arasında ise pozitif yönde korelasyon olduğu (r=0,344, p=0,016); YBOKÖ-kompulsiyon puanları ile ZÖ-S puanları arasında negatif yönde (r=-0,351, p=0,012), EBBÖ-güvenli/güvensiz alt ölçek puanları arasında ise pozitif yönde korelasyon olduğu (r=0,287, p=0,048) saptandı. Reaktif OKB grubunda ise hem YBOKÖ-obsesyon hem de YBOKÖ-kompulsiyon puanlarının sadece BİDÖ puanları ile pozitif yönde korele olduğu bulundu (sırasıyla, r=0,298, p=0,036 ve r=0,513, p<0,001). Otojen OKB grubunda EBBÖ-kaçıngan bağlanma alt ölçek puanları ile ZÖ toplam (r=-0,325, p=0,023) ve ZÖ-S alt ölçek puanlarının (r=-0,373, p=0,008), ve EBBÖ-Güvenli/güvensiz alt ölçek puanları ile ZÖ-S alt ölçek puanlarının negatif yönde korele olduğu (r=-0,371, p=0,009) görüldü. Reaktif OKB grubunda ise EBBÖ-Güvenli/güvensiz alt ölçek puanları ile ZÖ toplam (r=-0,396, p=0,005), ZÖ-S (r=-0,348, p=0,015), ZÖ-M (r=-0,321, p=0,026) puanları arasında negatif, EBBÖ-Güvenli/güvensiz alt ölçek puanları ile GZOT toplam puanları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu (r=0,317, p=0,028) saptanmıştır. Zihinselleştirmeyi yordayan değişkenlerin incelendiği 3 basamaklı hiyerarşik regresyon modelinde, Otojen OKB grubunda ZÖ puanlarının %27'sinin istatistiksel açıdan anlamlı seviyede (R2=0,27, F=3,55, p=0,022) YBOKÖ ve BİDÖ puanları tarafından açıklandığı, TEÖ ve GZOT puanlarının eklenmesiyle ZÖ puanlarının %31'inin istatistiksel açıdan anlamlı seviyede (R2=0,31, F=2,76, p=0,031) YBOKÖ, BİDÖ, TEÖ ve GZOT puanları tarafından açıklandığı bulundu. EBBÖ güvenli/güvensiz, kaçıngan ve kaygılı bağlanma alt ölçekleri modele eklendiğinde ZÖ puanlarını açıklamada modelin istatistiksel açıdan anlamlılığının kaybolduğu, obsesyon puanlarının yordayıcı etkisinin devam ettiği (β= –0,499, p= 0,019), güvenli/güvensiz bağlanma alt ölçek puanlarının ise zihinselleştirme üzerinde anlamlı bir yordayıcı etki göstermediği (β= –0,093, p= 0,607) görüldü. Reaktif OKB grubunda bu 3 basamaklı hiyerarşik regresyon modelinin ZÖ puanlarını açıklamada istatistiksel açıdan anlamlı seviyede etkili olmadığı, sadece EBBÖ-güvenli/güvensiz bağlanma alt ölçek puanlarının ZÖ toplam puanlarını anlamlı olarak negatif yönde yordadığı bulundu (β= –0,415, p= 0,019). Sonuç: Araştırma bulgularımız otojen OKB alt tipine sahip bireylerde zihinselleştirme becerilerinin, reaktif OKB ve kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde bozulduğunu ortaya koymuştur. Özellikle kendilik temelli zihinselleştirme becerisindeki azalmanın, kaçıngan bağlanma biçimiyle ilişkili olduğu ve zihinselleştirme becerisindeki bozulmayı yordayan tek etmenin obsesyon şiddeti olduğu görülmüştür. Reaktif OKB grubunda ise zihinselleştirme becerisinin göreceli olarak korunmuş olduğu ve sadece güvensiz bağlanma biçiminin zihinselleştirme becerisi üzerinde yordayıcı etkisi olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlar, OKB alt türleri arasında fenomenolojik farklılıklar olduğunu ve otojen alt tipte zihinselleştirme süreçlerinin daha özgün biçimde etkilendiğini göstermektedir. Bulgularımız özellikle bağlanma ve zihinselleştirme odaklı psikoterapötik müdahalelerin otojen OKB'li hastaların tedavisinde daha etkili olabileceğine işaret etmektedir.