İntrakranyal meningiomlarda klinik, radyolojik, patolojik değerlendirme ve takip sonuçları: Retrospektif analiz
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FAZAIL KARIMOV
Danışman: Okan TÜRK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Meningiomlar santral sinir sisteminin erişkinlerde en sık rastlanan primer intrakraniyal tümörleridir. "Araknoid cap" hücrelerinden köken aldığı düşünülmektedir. Primer santral sinir sistemi tümörlerinin yaklaşık 1/3'nü meningiomlar oluşturur. Genellikle benign karaktere ve iyi prognoza sahiptir. İleri yaşlarda ve kadınlarda daha sık rastlanmaktadır. Temel tedavi yöntemi cerrahi eksizyondur. Total cerrahi eksizyon, rekürrensi önlemek ve yaşam kalitesini yükseltmek açısından önemlidir. Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği'nde 1 Ocak 2014-30 Haziran 2021 tarihleri arasında ameliyat edilerek patoloji raporuna göre meningiom tanısı almış 18-80 yaş arası, minimum 24 ay postoperatif takip süresine sahip, KPS (Karnofsky Performans Skalası) 70'in üzerinde olan, herhangi bir ek onkolojik hastalık öyküsü olmayan 107 olgunun klinik yatış, radyoloji ve patoloji kayıtları retrospektif olarak taranmıştır. Kitle rezeksiyonu Simpson sınıflaması'na göre değerlendirilmiştir; patoloji derecelerinin (WHO grade-I, II ve III) yaş, cinsiyet, tümör lokalizasyonu ve kraniyal radyolojik tetkiklerle bağlantısı istatistiksel olarak araştırılmıştır. Araştırmamızda dahil edilen vakaların incelediğimiz parametrelerini literatürdeki verilerle kıyaslayarak güncel radyoloji görüntüleme yöntemlerinin ve patoloji sonuçlarının tedavi, prognoz ve postopertif süreçte ne kadar faydalı olabileceğinin gösterilmesi hedeflenmiştir. Bu araştırma sonucunda BT'de kalsifikasyon, MRG'de "peritümöral rim", heterojen kontrastlanma, peritümoral ödem ve "dural tail" gibi görüntüleme bulgularının, patoloji sonucunda progesteron reseptör düzeyinin meningiomların histopatolojik derecesi, rekürrensi ve reoperasyonu ile bağlantısı olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, bu görüntüleme bulgularının ve progesteron reseptör düzeyinin meningiomların prognozunda önemli rolü olacağını ve daha çok vaka sayısına sahip çalışmalarda araştırılması gerektiğini düşünmekteyiz.