S.B.Ü. Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan kadın hekimlerde premenstrüel sendrom sıklığı ve bunu etkileyen faktörler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HASAN BASRİ SİNCAR

Danışman: Güzin ZEREN ÖZTÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamız sadece kadın üreme sisteminde olan, biyolojik bir döngü olan menstrüel siklusun geç luteal döneminde görülebilen ve sadece bu döneme spesifik olan foliküler dönemde en az bir hafta süreyle görülmeyen, fiziksel, davranışsal ve psişik değişiklikler olarak kabul edilen premenstrüel sendromun sıklığını, kadınlar üzerindeki etkisi, özellikle kadın hekimler üzerindeki sonuçları ele almayı amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma tek merkezli bir anket çalışması olmakla beraber, 01.07.2022 ile 31.08.2022 tarihleri arasında Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma hastanesinde çalışan 18-49 yaş arası kadın hekimleri kapsayacak şekilde çalışılmıştır. Katılımcılara 'Premenstrüel Sendrom Ölçeği' anketi uygulanmıştır. Elde edilen veriler uygun istatistiksel yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza toplam 217 kadın hekim katılmış olup katılımcıların %39,4'ü 18-28 yaş arası, %35,6'sı 29-32 yaş arasında idi. Premenstrüel Sendrom tanı kriterleri açısından değerlendirildiğinde yapılan analizde katılımcıların%61,6'sı olan 133 kişide Premenstrüel sendrom saptanmıştır. PMS'nin 18-28 yaş arası gibi daha genç yaşlarda daha sık görüldüğü gözlenmiştir. Medeni durumu bekar olanlarda PMS'nin daha sık olduğu gözlenmiştir. (p=0,05) PMS'nin çocuk sayısı arttıkça azaldığı çocuk sahibi olmayanlarda PMS'nin daha fazla olduğu gözlenmiştir.(p=0,05) PMS sıklığının mesleki ünvanla değiştiği, öğretim görevlisi olan kadın hekimlerde daha yüksek bulunduğu gözlenmiştir.(p=0,001) PMS'nin cerrahi branşta olan kadın hekimlerde daha sık olduğu da gözlenen bulgulardan biridir.(p=0,05) Günlük çay/kahve tüketimi 3 veya daha fazla olanlarda PMS'nin daha fazla olduğu gözlenmiştir. Bunların yanında sigara ve veya alkol kullananların da PMS açısından daha riskli olduğu gözlemlenmiştir. Düzenli egzersiz yapan kadın hekimlerde PMS'nin daha az saptandığı gözlemlenmiştir. (p=0,006) Düzenli uyumanın PMS riskini azalttığı düzenli uyumayan kadın hekimlerde PMS'nin daha sık olduğu gözlemlenmiştir. Menstrüasyon öncesinde 'ağrı' yaşayan kadın hekimlerde PMS'nin daha sık görüldüğü gözlenmiştir (p=0,008). Sonuç: Katılımcılarımız olan kadın hekimlerde PMS'nin önemli bir sağlık problemi olduğu ve sıklığının ciddi boyutlarda olduğu görülmüştür. Saptanan şikayetlerin kadın hekimlerin sosyal hayatlarını, iş hayatlarını, ruhsal durumlarını beraberinde ailevi durumlarını da olumsuz etkilediği görülmüştür. Kadın hekimlerin ve dolayısıyla beraber çalıştıkları iş arkadaşlarının, mesleki performanslarının etkilenmemesi biyopsikososyal problemler yaşanmaması içim PMS tanımlanması, mümkünse engellenmesi, tanısının koyulup tedavi edilmesi gerektiği çok net olarak görülmüştür. Bu süreçte PMS tanısına giden süreçte biz hekimlere önemli bir görev düşmektedir. Bu şikayetlerle ilişkili faktörleri ve bunlara neden olan durumları belirlemek için daha detaylı ve ileri çalışmalara ihtiyaç duyulduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: PMS, Dismenore, Semptom, Sıklık, Kadın Hekimler