Lomber stabilizasyon gereken olgularda, sakrumun stabilizasyona dahil edilmesinin kronik dönemde sonuçlarının değerlendirilmesi, enstrümante son vertebranın l5 olduğu olgularla karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: OKTAY ELTER

Danışman: Cezmi Çağrı TÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma, lumbosakral stabilizasyon cerrahilerinde sakrumun stabiliteye katkısını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Literatürde L5 düzeyinde sonlandırılan ve S1'e uzatılan stabilizasyon arasındaki farklılıklara dair verilerin sınırlı olması çalışmanın gerekçesini oluşturur. Gereç ve Yöntem: Ocak 2010–2021 arasında tek merkezde, posterior spinal enstrümantasyon yapılan tüm hastalar retrospektif incelendi. L5–S1 bileşkesinin dahil olduğu, 18 yaş üzeri, tümör veya vasküler malformasyon dışı stabilizasyon olguları dahil edildi. Ortopedi Kliniği'nde ameliyat edilenler, L5 veya sakrumda sonlanmayan vakalar ile operasyon kaydı veya görüntülemesi bulunmayan hastalar dışlandı. Hastane bilgi işlem sisteminden elde edilen veriler; demografik özellikler, cerrahi teknikler, preoperatif ve postoperatif spinopelvik ölçümler, füzyon gelişimi ve reoperasyon oranları açısından değerlendirildi. İstatistiksel analizlerde Student's t- testi, Mann–Whitney U testi, Spearman korelasyonu ve regresyon analizleri kullanıldı. Bulgular: Toplam 2955 hastadan, kriterlere uymayanlar çıkarıldıktan sonra 1297 hasta ileri analize alındı. Ortalama yaş 59,1±11,7 olup %68.5'i kadındı. En sık cerrahi endikasyonlar lomber stenoz (%30.1) ve diğer dejeneratif nedenlerdi (%30.1). İnterbody füzyon, olguların %49.7'sinde vardı, son omurun L5 olduğu olgularda anlamlı olarak daha sık tercih edildiği görüldü (p≤0.004). Otolog kemik grefti, interbody kafese kıyasla daha sık kullanıldı. Preoperatif pelvik tilt ve insidans değerleri L5 grubunda daha yüksekti (p<0.001). 6-12. ayda füzyon oranları anlamlı farklılık göstermedi (p≥0.154). İnterbody füzyon uygulanan olgularda erken füzyon oranı daha yüksek bulundu (p<0.001). Takipte %5.9 hastada reoperasyon gerekti ve bu oran S1 grubunda daha yüksekti (p≥0.043). Revizyon cerrahisi, füzyon gelişmeyen olgularda daha sık izlendi (p<0.001). Sonuçlar: Bu çalışma, posterior yaklaşımlı lomber stabilizasyonda enstrümantasyonun L5'te sonlandırılması ile S1'e uzatılmasını karşılaştırmıştır. Postoperatif hizalanma değişiklikleri benzer bulunmuş, füzyon oranlarında fark saptanmamıştır. Ancak S1'e uzatılan olgularda reoperasyon oranı daha yüksek izlenmiştir. Bulgular, seçilmiş hastalarda L5'te sonlandırmanın benzer klinik sonuçlar sağladığını ve komplikasyon riskini azalttığını göstermektedir. Sonlandırma düzeyinin bireyselleştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Foraminotomi, İnterbody füzyon, Laminektomi, Lomber stabilizasyon, Sakrum, Spinopelvik parametreler