Tanısal olmadığı için tekrar biyopsi yapılan tiroid nodüllerinin sonografik ve demografik özelliklerinin sitopatolojik sonuçlarla karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHAMMET AYYILDIZ
Danışman: Tamer BAYSAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Çalışmamızın amacı ilk İİAB sonucu nondiagnostik olan tiroid nodüllerinin malignite ile ilişkili sonografik ve demografik özelliklerini belirlemektir.GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza, Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dahiliye, Endokrinoloji, Genel Cerrahi ve Aile hekimliği polikliniklerinden tiroid nodülü İİAB amacıyla gönderilen hastalar dahil edildi. Bu hastalardan biopsi endikasyonlarına uygun nodüle sahip olanlara, deneyimli bir radyoloji hekimi tarafından ultrason ile inceleme ve biopsi işlemi yapıldı. Ardından alınan örnekler patoloji laboratuarına gönderildi. Bu merkezde sitopatoloji alanında deneyimli bir uzman hekim tarafından incelenen örnekler Bethesda sınıflamasına göre rapor edildi. Hastaların demografik verileri ve sonografik özellikleriyle sitopatolojik sonuçlar karşılaştırıldı.BULGULAR: Tukey-Post-HOC testi sonuçlarına göre malign nodül teşhisi konan hastaların ortalama yaşı, nondiagnostik nodül teşhisi konan hastalardan anlamlı derecede daha küçük saptandı (p=0.032). Erkeklerin 2. biopsi sonuçlarına göre malign teşhisi alma olasılıklarının kadınlara göre daha yüksek olduğu gösterildi. Malign teşhisi konan nodüllerin AP çapı, nondiagnostik teşhisi konan nodüllerin AP çapından daha büyük olduğu (p=0.015) ve malign teşhisi konan nodüllerin transvers çapı, diğer tüm gruplardan anlamlı derecede büyük olduğu tespit edildi. Nodül içeriği ve kalsifikasyon ile biopsi sonuçları arasında ilişki saptanmadı. Hipoekoik nodüllerde nondiagnostik sonuç elde edilme olasılığının, izoekoik nodüllere göre daha yüksek olduğu (p=0.04) tespit edildi.SONUÇ: Demografik veriler incelendiğinde erkek cinsiyette ve dördüncü dekadda malignite riskinin daha yüksek olduğu tespit edildi. Nodüllerin sonografik özellikleri değerlendirildiğinde malign nodüllerin boyutlarının (AP ve transvers) diğer nodüllere göre daha büyük olduğu tespit edildi. Nodül içeriği, ekojenitesi ve kalsifikasyon içeriği ile malignite arasında ilişki tespit edilmedi. Hipoekoik nodüllerde nondiagnostik sonuçlar anlamlı olarak daha yüksek tespit edildi.