İç hastalıkları hekimleri ve aile hekimlerinde çölyak hastalığı farkındalık düzeyinin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL OKMEYDANI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEKİYE NUR AŞIK

Danışman: Mine ADAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: ÇH genetik yatkınlığı olan kişilerde, buğdaydaki glutene ve arpa çavdar yulaf gibi tahıllardaki gluten benzeri diğer tahıl proteinlerine karşı gelişen kalıcı intolerans ile karakterize, ağırlıklı olarak ince barsakları etkileyen gastrointestinal bir hastalıktır. Klasik olarak intestinal semptomların baskın olduğu infant hastalığı olarak bilinmesine karşın serolojik taramanın yaygınlaşıp, kolay ulaşılabilir hale gelmesiyle birlikte gastrointestinal sistem dışında pek çok sistemin etkilendiği, her yaş grubunda görülebilen bir hastalık haline dönüşmüştür. Serolojik taramalarla yapılan toplum bazlı çalışmalarda tahmini ÇH prevalansı ile tanı alan çölyak hasta sayısı arasında ciddi bir boşluk vardır. Bu boşluğun sebebinin belirlenmesi ÇH prevalansını artırmak açısından önem teşkil etmektedir. Amaç: Bu çalışmada, ÇH semptom, tanı, tedavi ve takibinde İHH ve AH'nin kılavuz önerileri doğrultusunda farkındalığının değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: İstanbul'da aktif olarak görev yapmakta olan İH asistan ve uzman hekimler ile AH olarak görev yapan asistan, uzman ve pratisyen hekimlere iki bölümden oluşan, ilk bölümde katılımcıların sosyodemografik özellikleri, ikinci bölümde ÇH tarama, tanı, tedavi, takibinine ilişkin 25 soruluk anket uygulandı. Sosyodemografik veriler, farkındalık seviyeleri analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya 201'i (%58,77) İHH, 141'i (%41,23) AH olarak görev yapmakta olan 341 hekim katılmıştır. Çalışmaya katılan İH ve AH toplam asistan sayısı 219 (%64,04), İH ve AH toplam uzman sayısı 91 (%26,61), pratisyen AH sayısı 32 (%9,36)'dir. Çalışmaya katılan tüm hekimlerin klasik intestinal semptomlara olan farkındalığı %99,4'tü. Bu oran ekstraintestinal semptomlarda %78,6 olarak saptandı. Tarama sorularında İHH görece AH'den daha doğru yanıtlar vermesine karşın her iki grupta doğru cevap verme oranları %50 civarındaydı. ÇH kesin tanısı konusunda hekimlerin %93,57'si intestinal biyopsi konusunda hemfikirdi. Fakat diğer tanısal testler ve histopatolojik değerlendirmeler hakkındaki sorularda İHH'de AH'e göre daha yüksek oranda doğru cevap saptansa da (p<0,05) her iki grupta doğru cevap oranları %60'ın üzerine çıkamadı. Yalnızca glutensiz diyete yanıt alınmasının ÇH tanısı için yeterli olmadığı hususunda tüm katılımcıların %66'sı hemfikirdi. Fakat ayırıcı tanıya giren diğer durumların değerlendirilmesinde İHH'de AH'den daha fazla oranda doğru cevap alınmasına karşın(p<0,05) her iki gruptaki farkındalık düzeyi düşük değerlerdeydi. Glutensiz diyet içeriği için tüm katılımcıların %91,23'ü doğru cevabı vermesine karşın diyet dışındaki diğer tedavi modaliteleri konusundaki farkındalık %56,43'tü. Diyete uyumun izlenmesi ve komplikasyonların değerlendirilmesinde İHH AH'ne göre daha fazla doğru cevap verme oranına sahip olmalarına karşın her iki grupta da farkındalık düşük görünmektedir. Sonuç: Bu çalışma özellikle birinci basamak hekimlerinde olmak üzere her iki meslek grubunda tıbbi ve lisansüstü eğitim programlarında ÇH konusunda bilgi eksikliğinin giderilmesine yönelik eylemler, eğitim seminerleri yapılması gerekliliğini ortaya koymuştur.