Süt çocuğu servisine yatan hastaların doğumsal anomaliler açısından değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA NUR EFE

Danışman: Halil İbrahim YAKUT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Doğumsal anomaliler, bireyde doğumdan itibaren var olan kusurlu embriyogenez sonucu oluşan vücut yapısı veya işlevindeki anormalliklerdir. Doğumsal anomaliler hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerdeki bebeklerde mortalite ve morbiditenin en önemli sebeplerinden biridir. Bu çalışmanın amacı, hastaneye yatışı olan 1-36 aylık çocuklarda doğumsal anomalilerin sıklığının, tipinin ve dağılımının belirlenmesi, olası etiyolojik faktörlerle ilişkisinin değerlendirilmesidir. Ayrıca ülkemizde doğumsal anomalilerin izlenmesi ve kontrolü için etkin bir sürveyans sisteminin gerekliliği vurgulanmıştır. Materyal-Metot: 22 Kasım 2023- 30 Mart 2024 tarihleri arasında Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları servislerine yatan 1-36 ay yaş grubundaki 600 hastada prenatal, natal ve postnatal öykü sorgulanmış, demografik bilgiler ebeveynlerden elde edilmiş, fizik muayene bulguları not edilmiştir. Hastaların tetkik ve radyolojik görüntüleme sonuçları hastane bilgi sisteminden geriye dönük incelenmiştir. Bulgular: Çalışmamızda dahil edilen 600 hastanın %14'ünde izole majör anomaliler, %16,8'inde çoklu majör anomaliler tespit edilmiştir. Çalışmamızda ebeveynler arasındaki akrabalık durumu, gebelikte annenin folik asit, ilaç, sigara kullanım öyküsü, intrauterin enfeksiyon ve radyasyon maruziyeti, ailede genetik hastalık öyküsü, çoğul gebelik durumu, intrauterin gelişme geriliği, oligohidramniyoz ve nöromotor gelişme geriliği gibi faktörlerin çeşitli doğumsal anomalilerin riskini artırdığı tespit edilmiştir. Sonuç: Hastaneye yatan 1-36 aylık çocuklarda hem majör hem minör doğumsal anomalilerin sıklığı toplum bazlı çalışmalara göre önemli ölçüde yüksek saptanmıştır. Sonuçlarımız, doğumsal anomaliler nedeniyle hastane yatışının kaçınılmaz olduğunu göstermektedir. Çalışmamızı yürüttüğümüz merkez, üçüncü basamak bir sağlık kuruluşu olup, ileri tetkik ve tedavi amacıyla ülkenin farklı bölgelerinden sevk edilen hastaları içermektedir. Bu hasta heterojenitesi ve sevk edilen hasta yoğunluğu, doğumsal anomalilerin sıklığını göreceli olarak daha yüksek tespit etmemize neden olmuş olabilir. Ayrıca, üçüncü basamak merkezde görüntüleme ve değerlendirme olanaklarına daha kolay erişim sağlanması, asemptomatik kalabilecek bazı doğumsal anomalilerin insidental olarak saptanma olasılığını artırmış olabilir. Toplumumuzun sosyodemografik yapısı sebebiyle antenatal anomali tanılı olgularda gebelik terminasyonunun daha az tercih edilmesi ve akraba evliliği oranının yüksekliği gibi etmenlerin de sonuçlarımız üzerinde etkili olduğu düşünülmektedir. Bu çalışma, doğumsal anomalilerin epidemiyolojik önemini vurgulamakta ve tetikleyici faktörlerin önlenmesi ihtiyacını ortaya koymaktadır. Ülkemizde doğumsal anomalilerin izlenmesi ve değerlendirilmesi için etkin bir kayıt ve sürveyans sistemi geliştirilmesi, sağlık politikalarının ve halk sağlığı programlarının daha etkin planlanmasına olanak tanıyacak ve önlenebilir anomalilerde etkin müdahalelere imkan sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Doğumsal anomaliler, Konjenital malformasyonlar, Prevalans, Teratojen, Hastane bazlı sürveyans