İki uçlu bozukluk 1 hastalarında kişilik işlevi düzeyinin işlevsellik üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZLEM KIZILKURT

Danışman: Medine YAZICI

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: İki Uçlu Bozukluk (İUB)' da sosyal, mesleki ve kişiler arası işlevselliğin, hastalığın tüm dönemlerinde etkilendiği bilinmektedir. Kişilik bozukluklarının veya özelliklerinin, IUB ile birlikteliğinin sık olduğunu göz önüne alırsak kişilik işlevinin bu hastalıktaki işlevselliğe ne düzeyde etkisinin bulunduğunu araştırmayı amaçladık. Yöntem: Bu çalışma Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Polikliniklerine başvuran DSM IV Eksen I Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme (SCID-I) uygulanarak İUB I tanısı konulmuş ve iyileşme döneminde gönüllü 100 hasta ile yapıldı. Young Mani Değerlendirme Ölçeği (YMDÖ) ve Hasta Sağlık Anketi (PHQ-SADS) uygulanarak hem hastaların iyileşme döneminde oldukları doğrulandı hem de YMDÖ ölçeği ile kalıntı manik belirtiler, PHQ-SADS ölçeği ile somatik, anksiyete ve kalıntı depresif belirtiler incelendi. Bu kişilere sosyodemografik verileri ve klinik değişkenleri değerlendirmek amacı ile Duygudurum Bozuklukları Tanı ve İzlem Formu (SKIP-TURK) ayrıca psikiyatrik eştanı varlığını saptamak amacı ile Alkol Kullanım Bozukluklarını Tarama Testi (AUDĠT), Madde Kullanım Bozukluklarını Tarama Testi (DUDĠT) ve SCID-I uygulandı. İlaç yan etkilerini görmek amacı ile UKU Yan Etki Değerlendirme Ölçeği hastadan edinilen bilgileri ile dolduruldu. Kişilik işlevi düzeyini değerlendirmek amacıyla hastalar ile Kernberg‟in Yapısal Görüşme tekniğine dayanan psikodinamik yönelimli yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak Kişilik İşlevi Düzeyi Ölçeği (KİD) işaretlendi. Bulgular: İyileşme döneminde katılımcıların işlevselliğin birçok alanda sorun yaşadıkları bulunmuştur. Medikal eş tanı varlığı, intihar davranışı, klinik değişkenlerden dönem sayısı, hızlı döngülülük, psikotik özellikli dönem varlığı, karma dönem sayısı, hastaneye yatış sayısı ile işlevsellik arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,005). Subsendromal depresif bulgular, psikiyatrik eş tanı varlığı, alkol madde kullanım bozukluğu, ilaç yan etkisi, kötü sosyal destek ve bozuk kişilik işlevi düzeyi ile işlevsellik arasında ters yönde ilişki olduğu görülmüştür. Subsendromal manik belirtiler ile cinsel işlevsellik, insiyatif alma ve potansiyelin kullanma alanlarındaki işlevsellik arasında doğrusal ilişki; günlük etkinlikler ve hobiler aynı zamanda iş alanındaki işlevsellik arasında ters ilişki bulunmuştur. İyilik dönemindeki İUB-I hastaların kişilik işlevi düzeylerinde hafif-orta düzey arasında bozulma olduğu, özellikle kimlik boyutunda orta düzeyde bozulma olduğu görülmüştür. Ayrıca kişilik işlevi düzeylerindeki düşmenin bozulmuş işlevselliği yordadığı bulunmuştur. Sonuç: Bu çalışmada İUB hastalarının ötimik dönemde işlevsellik düzeylerinde bozulma olduğu görülmüştür. Özellikle geçirilmiş psikotik dönem varlığının, psikiyatrik eş tanı varlığının, alkol- madde kullanım bozukluğunun, sosyal desteğin, ilaç yan etkisinin ve son olarak da kişilik işlevi düzeyinin işlevsellik üzerindeki önemi görülmüştür. Bu nedenle İUB'de kişilik işlevi düzeylerinin değerlendirilmesi hastaların daha ayrıntılı bir şekilde anlaşılmasını sağlayacaktır hem de işlevselliği de içine alacak şekilde tedavi planının belirlenmesi konusunda yardımcı olacaktır.