Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde çalışan hekim ve hemşirelerde deprem bilgi düzeyi ile deprem korkusu ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAVVA ÇELİK

Danışman: Hilal ÖZKAYA

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Deprem gibi doğal afetler, yalnızca fiziksel yıkıma neden olmakla kalmayıp bireylerin ruhsal sağlığını da derinden etkileyen travmatik olaylardır. Bu bağlamda, afet durumlarında kritik rol üstlenen sağlık çalışanlarının hem bilgi düzeylerinin hem de bu durumlara yönelik duygusal tepkilerinin değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle hekim ve hemşirelerin deprem konusundaki bilgi düzeyi ile bu afetlere yönelik korku düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek, afet yönetimi süreçlerinde hem hizmet kalitesini artırmak hem de çalışanların psikolojik dayanıklılığını güçlendirmek açısından yaşamsal bir öneme sahiptir. Bu çalışmanın amacı; Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde çalışan hekim ve hemşirelerde deprem bilgi düzeyi ile deprem korkusu ilişkisinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma; kesitsel ve tanımlayıcı bir araştırma olup veriler yapılandırılmış anket aracılığıyla toplanmıştır. Çalışma; Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde yapılmış olup, etik onay alınmasının ardından 01.03.2025 ile 30.04.2025 tarihleri arasında bu hastanede görev yapan gönüllü doktor ve hemşireler çalışmaya dahil edilmiştir. Verilerin elde edilmesi için "Demografik Bilgi Formu"; "Deprem Bilgi Düzeyi Ölçeği"; "Deprem Korkusu Ölçeği" uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik paket programı ile analiz edilmiştir. Değişkenler tablolaştırılırken ortalama, standart sapma ve yüzde bilgilerine yer verilerek oluşturulmuştur. Analizlerde güven aralığı %95 olarak anlamlı kabul edilmiştir. Çalışma verileri değerlendirilirken niceliksel verilerin karşılaştırılmasında, Kruskal Wallis test, iki grup arası karşılaştırmalarında Mann Whitney U Testi, kullanılmıştır. Niteliksel verilerin karşılaştırılmasında ise Ki-Kare testi kullanılmıştır. Analizlerde güven aralığı %95 anlamlı kabul edilerek 0.05'den küçük veriler istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesinde çalışan hekim ve hemşirelerde deprem bilgi düzeyi ile deprem korkusu ilişkisinin değerlendirildiği bu çalışma; yaşları 22 ile 53 arasında değişen 220 kişi ile yürütülmüştür. Katılımcıların depreme dair bilgi düzeylerinin ortalaması 70,71±11,80'dir. Depreme dair korku puanları ortalaması 20,50±6,18'dir. Katılımcıların %48,18'i doktor, %51,82'si hemşiredir. %32,27'i evli ve %67,73'ü bekârdır. %54,55 oranında katılımcı Kahramanmaraş merkezli deprem dışındaki herhangi bir depreme yakalanmış ve %34,55'i ise bir depreme yakalanmamışlardır. Katılımcıların %19,09'u deprem esnasında veya sonrasında psikososyal sağlık sorunu yaşamışlardır; %15,45'i deprem nedeniyle ekonomik kayıp yaşamışlardır. Ayrıca %12,27'si deprem sırasında ya da sonrasında birinci derece yakınlarının fiziksel travma veya rahatsızlık yaşamışlardır. Katılımcıların %26,82'sinin deprem esnasında veya sonrasında birinci derece yakınları psikososyal sağlık sorunu yaşamışlardır. %91,36 oranında katılımcı enkaz altında kalmamıştır. Ayrıca %51,82 oranında hemşire katılımcı, yaşadıkları ortamda herhangi bir depreme karşı oluşabilecek tehlikelere karşı ev içerisinde önlem almışlardır. Katılımcıların depreme dair bilgi düzeylerinin ortalaması 70,71 ± 11,80'dir. Depreme dair korku puanları ortalaması 20,50 ± 6,18'dir. Deprem sırasında ya da sonrasında fiziksel travma veya rahatsızlık durumu, 41-50 yaş grubunda olanlarda diğer yaş gruplarına göre fazladır (p = .017). Hemşirelerde %51.82 oranında deprem sırasında ya da sonrasında fiziksel travma veya rahatsızlık daha fazladır. Doktorların %5.6'sının yakınları vefat etmiştir. Doktorların %16.8'i deprem bölgesinde çalışmıştır. Hemşirelerin %60,53'ü depreme dair önlem aldıklarını belirtmişlerdir. Katılımcılar arasında medeni durumu bekar olanların %50.34'ü Kahramanmaraş merkezli deprem dışındaki depremlere yakalanmışlardır. Yaş grupları incelendiğinde 20-30 yaş grubunun (Ort.=71,87±11,23) bilgi puanlarının 30-40 yaş grubundan (Ort.=66,31±12,49) istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde yüksek olduğu belirlenmiştir. Psikososyal sağlık sorunu yaşayanların depreme dair bilgi düzeylerinin (Ort.=77,3±6,97) sorun yaşamayanlara göre (Ort.=69,2 ± 12,19) daha yüksek olduğu görülmüştür. Depreme dair önlem alanların deprem bilgilerinin (Ort. =72,51±9,42) önlem almayanlara göre (Ort.=68,77±13,70) daha yüksek olduğu görülmüştür. Kadınların deprem korkularının (Ort.=22,07±5,77) erkeklere göre (Ort.=16,50±5,37) daha yüksek olduğu görülmüştür. Psikososyal sağlık sorunu yaşayanların deprem korkularının (Ort.=25,19 ± 5,80) sorun yaşamayanlara göre (Ort.=19,39±5,75) daha yüksek olduğu görülmüştür. Katılımcıların depreme dair bilgi puanları ve depreme dair korku puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir korelasyon (r = .25, p< .001) saptanmıştır. Sonuç: Elde edilen sonuçlar; çalışmaya katılan 220 kişi arasında, deprem bilgisi düzeyinin 70,71 gibi bir ortalama değere sahip olması, genel olarak orta düzeyde bilgiye sahip olduklarını göstermiştir. Bu; sağlık çalışanlarının, özellikle hekim ve hemşirelerin, deprem ve afet yönetimi hakkında belirli bir bilgi seviyesine sahip olduklarını göstermektedir. Ancak, bu ortalama değer aynı zamanda geliştirilmesi gereken bir alan olduğunu da işaret etmektedir. Ayrıca ±11,80'lik standart sapma, katılımcılar arasında deprem bilgisi düzeyinin çeşitli olduğunu, yani bazı katılımcıların oldukça bilgili iken bazıları için bilgi düzeyinin daha düşük olduğunu göstermiştir. Deprem korkusunun ortalaması 20,50 olup, bu da orta düzeyde bir korku seviyesi olduğunu göstermiştir. ±6,18'lik standart sapma, korku düzeyinin katılımcılar arasında yaygın şekilde değiştiğini ve farklı bireylerin deprem korkusunu farklı şekillerde deneyimlediğini göstermiştir. Deprem sırasında veya sonrasında fiziksel travma yaşama öyküsü en fazla 41-50 yaş grubunda ve hemşirelerde görülmüştür. Ayrıca, deprem esnasında birinci derece yakınlarının fiziksel veya psikososyal sağlık sorun yaşama öyküsünde de en yüksek oranın yine hemşirelerde olduğu tespit edilmiştir. Deprem korkusu açısından ise, kadınların erkeklere kıyasla daha yüksek korku puanlarına sahip olduğu bulunmuştur. Yaş gruplarına göre yapılan analizde, 20-30 yaş grubunun deprem bilgisi puanları, diğer yaşlara göre anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur. Bu araştırma, hekim ve hemşirelerde deprem bilgi düzeyinin ve korkusunun birbirini etkileyen faktörler olduğunu ortaya koymuş, aynı zamanda yaş, cinsiyet, meslek gibi demografik faktörlerin bu ilişkilerde belirleyici rol oynadığını göstermiştir. Bu bulgular, sağlık çalışanlarının depremle ilgili eğitimlerinin daha da güçlendirilmesi gerektiğini ve deprem korkusunun azaltılması için psikososyal desteklerin sağlanması gerektiğini işaret etmektedir. Bu bağlamda, sağlık kurumlarının afet hazırlık eğitimlerini daha kapsamlı ve hedeflenmiş şekilde düzenlemeleri önemli bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Deprem, deprem ile ilgili bilgi düzeyi, deprem korkusu, aile hekimliği.