Gebelikte folik asit takviyesi kullanımında doz ve zaman uygunluğunun değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ECEM KAHVECİ

Danışman: Hasan ÖNAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Folat, DNA ve RNA yapımında timidilat ve pürinlerin biyosentezi gibi tek karbon transferleri ile ilgili sayısız kimyasal reaksiyonda gerekli bir koenzim olduğundan hücrelerin üretimi ve bakımı için kritik öneme sahiptir. Özellikle hızlı büyüme ve gelişmenin görüldüğü fetal ve maternal doku büyümesi olan gebelikte çok önemlidir (5). Genel kabul folik asit takviyesinin gebelik öncesi 2 ayda başlanması ve gebeliğin ilk 12 haftasında devam edilmesi yönündedir (6). Ancak ülkemizde folik asit takviyesinin bilinçsizce gebelik öğrenildikten sonra başlandığı düşünülmektedir. Folik asit fetüs gelişiminde epigenetik etkilere sahip bir vitamindir. Bu nedenle konsepsiyon öncesi başlanması önem taşımaktadır. Folik asit eksikliği nöral tüp defekti, plasental komplikasyonlar ve otizm ile ilişkili bulunmaktadır. Folik asit dozunun gebeliğe eşlik eden bazı klinik durumlar (antiepileptik ilaçlar, kanser, diyabet, kötü beslenme, MTHFR mutasyonu) değerlendirilerek gereğinde artırılması gerekmektedir (7). Bu çalışmada folik asit kullanım zamanlaması ve dozu ile ilgili bilinç seviyesinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Hastanemiz kadın sağlığı ve hastalıkları polikliniklerine başvuran 12 hafta ve altında gebe olduğu tespit edilen hastalardan 500 olgu randomize olarak seçilmiştir. Rutin alınan gebelik testleri yanında kan folik asit düzey ölçümleri yapılmış olup, hastalara rutin bakılan B12 vitamini ve homosistein kan düzeyleri de çalışmaya dahil edilmiştir. Hastalara aynı poliklinik ziyaretleri sırasında hastaya özel hazırlanmış form doldurulup, kan tetkik sonuçları da bu forma işlenerek verilerin istatistiksel analizi için SPSS (Statistical Package ort he Social Sciences) programının 21.0 versiyonu (IBM, Armonk, NY, USA) kullanılmıştır. Bulgular: Hastaların yaş ortalamaları 28,94±5,47 (Dağılım aralığı=16-44) yıl olarak belirlenmiştir. Ortalama 7,72±3,31 µmol/ml homosistein, 312,23±125,88 pg/mL vitamin B12 ve 12,52±5,42 ng/ml folik asit değerleri elde edilmiştir.Çalışma grubunun sadece %9,6'sının gebelik öncesi 3 ayda folik asit alımına başladığı, %63,6'sının gebelik tanısı belli olduktan sonra folik asit alımına başladığı ve %26,8'inin ise folik asit takviyesini hiç almadığı gözlemlenmiştir. Toplamda gebelerin %36,6'sının folik asit eksikliği açısından riskli olduğu saptanmıştır. Çalışmadaki toplam 183 riskli gebeliğin %4,3'ünün hem gebelik öncesi 3 ayda başladığı hem 5 mg folik asit takviyesi kullandığı tespit edilmiştir. Çalışmadaki toplam 317 risk faktörü olmayan gebenin %5,9'unun hem gebelik öncesi 3 ayda hem de uygun dozda folik asit kullandığı tespit edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların gebelik öncesi 3 ayda ve risk durumuna uygun dozda folik asit takviyesi başlama oranı %5,4 saptanmıştır. IV Sonuç: Folat eksikliği, nöral tüp kusurlarının en önemli önlenebilir nedenlerinden biridir (77). Yapılan önceki çalışmalar ve çalışmamızda elde ettiğimiz verilere göre ülkemizde bilinçsiz kullanım söz konusu olduğundan çalışmamızın risk grubu olmayan hasta grubunda gereksiz yüksek doz kullanımının önüne geçeceği, risk grubundaki hastalarda ise önerilen yüksek dozun (5 mg) başlanmasına öncülük edeceği, folik asit takviyesinin daha uygun kullanımı ile yaşanan gebelik komplikasyonlarının ve kusurlu doğumların en aza ineceği ve daha sağlıklı nesiller yetişmesine vesile olacağı umut edilmektedir. Anahtar kelimeler: folik asit, nöral tüp defekti, gebelik