Akut iskemik inme hastalarında inmenin sirkadiyen zamanı, serum ürik asit seviyeleri, semptomdan trombolitik tedaviye kadar geçen süre ve prognoz arasındaki ilişkinin incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEREN ERKALAYCI KEREKLİ

Danışman: Hatice Ferhan KÖMÜRCÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Bu çalışmada intravenöz doku plazminojen aktivatörü (IV-tPA) uygulanan akut iskemik inme hastalarında semptomun başlangıcının sirkadiyen zamanı, semptomdan trombolitik tedaviye kadar geçen süre ve bazal serum ürik asit düzeylerinin erken nörolojik yanıt ve kısa-uzun dönem klinik prognoz ile ilişkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Tek merkezli retrospektif olarak yapılan çalışmaya IV-tPA uygulanmış 502 akut iskemik inme hastası dahil edildi. Semptom başlangıç zamanı, sirkadiyen ritim göz önüne alınarak ayrılan zaman dilimlerine göre gruplandırıldı; semptom–iğne süresi ve serum ürik asit düzeyleri sürekli ve kategorik olarak analiz edildi. Erken nörolojik yanıt 1. gün National Institutes of Health İnme Skalası (NIHSS) değişimine göre sınıflandırıldı. Klinik ve fonksiyonel sonlanımlar modifiye Rankin Skalası (mRS), mortalite, intrakraniyal hemoraji/hemorajik transformasyon (ICH), hastanede kalış süresi ve taburculuk yeri olarak değerlendirildi. BULGULAR: Hastaların medyan yaşı 72 olup %71,5'i ≥65 yaşındaydı. Medyan serum ürik asit düzeyi 5,40 mg/dL, medyan semptom–iğne süresi 176 dk idi. Semptom başlangıcı en sık öğlen (%34,1) ve akşam (%32,1) saatlerinde izlendi. Hastaların %12,5'inde ICH (tamamı ilk hafta), %15,7'sinde 6 ay içinde mortalite gelişti. Erken nörolojik yanıt paternleri uzun dönem mRS, mortalite, ICH, hastanede kalış süresi ve taburculuk yeri ile güçlü biçimde ilişkiliydi (p 6,5 mg/dL) 1. hafta kötü nörolojik prognoz ile ilişkili bulunurken, semptom başlangıç zamanı ve semptom–iğne süresi uzun dönem fonksiyonel prognoz için bağımsız belirleyici değildi; buna karşılık yüksek ürik asit düzeyi ICH riski ile tutarlı biçimde ilişkiliydi. SONUÇ: İnmenin sirkadiyen başlangıç zamanı ve semptomdan trombolitik tedavi başlamasına kadar geçen süre ile bazal serum ürik asit düzeyleri birlikte değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelern sonucunda inme hastasının kısa ve uzun dönem prognozu üzerinde bu parametrelerin bağımsız bir etkisi gösterilememiştir. Buna karşın IV-tPA sonrası erken nörolojik yanıt paternleri klinik seyri öngörmede en güçlü belirleyici olarak saptanmış; serum ürik asit düzeyi ise inmenin sirkadiyen zamanından ve kapı-iğne süresinden bağımsız olarak fonksiyonel iyileşmeden çok hemorajik transformasyon riski ile ilişkili bulunmuştur.