Tavuk embriyolarında Sunset Yellow'un gelişimsel nöral tüp defekti üzerine etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: FATİH TOPRAK
Danışman: Selin TURAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Sunset Yellow FCF E110(SY), paketli gıdalarda yaygın olarak kullanılan gıda boyasıdır. Nöral tüp oluşturmak üzere nöroektodermin katlanması ve füzyon aşamaları, embriyolojik gelişim esnasında dış ortamdaki çevresel faktörlere karşı hassas bir dönemdir. Bu tez çalışmasında tavuk embriyo deney hayvan modelinde SY maruziyetinin nöral tüp gelişimi üzerine embriyotoksik etkilerini histopatolojik olarak araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Leghorn cinsi, döllenmiş özel patojen içermeyen(SPF) olarak adlandırılan toplamda 60 adet tavuk yumurtası kullanıldı. Deney grupları; kontrol grubu (0,1 ml salin), günlük izin verilen doz(2,5 mg/kg SY), yüksek doz(5 mg/kg SY) olmak üzere üç grup olarak belirlendi. Her grupta 20'şer adet tavuk yumurtası kullanıldı. SPF yumurtaların kuluçka makinesine yerleştirildiği gün 0. gün olarak belirlendi. İnkübasyonun 30. saatinde yumurtalara enjeksiyonlar yapıldı ve daha sonra yumurtalar 72 saati tamamlayacak şekilde inkübasyona bırakıldı. Bulgular: Kontrol grubuna ait 20 tavuk embriyosunun kesitlerinin ışık mikroskobu incelenmesi sonucunda nöral tüp ve notokord transvers ve sagital düzlemlerde izlenmiştir. Aynı gruba ait kesitlerin tamamında yapılan incelemede yüzey ektoderminin bütün olduğu, nöral tüpün kapalı olduğu, nöroepitelin, nöroepiteli çevreleyen bazal membranın, notokordun ve somitlerin normal yapıda olduğu gözlenmiştir. 2,5mg/kg dozda SY uygulanan gruba ait 20 tavuk embriyosunda yapılan değerlendirmede 4 örnekte nöral tüp defekti(NTD) gözlenmiştir. 5mg/kg dozda SY uygulanan gruptaki 20 tavuk embriyosuna ait kesitlerde yapılan değerlendirmede 6 örnekte NTD gözlenmiştir. Yüksek doz grubunda beklenildiği gibi diğer gruplarla kıyaslandığında daha yüksek oranda NTD'li embriyo saptandı. Ki-kare bağımsızlık testiyle p=0,0004 olarak bulundu. Elde ettiğimiz bu değer değişkenler arasında istatistiksel olarak anlamlı (p<0,05) bir ilişki olduğunu göstermektedir. Sonuç: Biz de çalışmamız sonucunda SY tüketiminin nöral tüp gelişimi üzerine olumsuz etkileri olabileceğini düşünmekteyiz. Bu nedenle SY'nin uzun süreli olarak yüksek dozlarda tüketilmemesi, katkı maddesi olarak kullanılcaksa da kontrol ix altında tutulması, özellikle gebelik sürecinde tüketilmesinden uzak durulması gerektiği görüşündeyiz. Sonuç olarak embriyonun gelişiminde, SY'nin embriyotoksik etiklerini gözlemleyebilmek için daha geniş gruplarda yeni çalışmaların yapılmasına ihtiyaç vardır.