Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'ne yatırılan hastaların yatışında ve takibinde gelişen neonatal sepsis tanısında biyobelirteç olarak fibrinojen albümin oranının kullanılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLHAN BOĞAZ

Danışman: Beyza ÖZCAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Yenidoğan sepsisinde tanı koymadaki zorluklar özgül olmayan semptomlar ve standart testlerin sınırlı tanısal performansı nedeniyle sürmektedir. Bu çalışma ile amacımız fibrinojen albümin oranının (FAO) yenidoğan sepsisi tanısında kullanılabilirliğini ve tanısal doğruluğunu değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Nisan-Kasım 2024 tarihleri arasında Konya Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'ne yatırılan 371 yenidoğan üzerinde retrospektif ve gözlemsel olarak gerçekleştirilmiştir. Hastalar; kanıtlanmış sepsis, klinik sepsis, şüpheli sepsis ve kontrol grubu olmak üzere dört gruba ayrılmıştır. Demografik veriler, laboratuvar bulguları ve klasik inflamatuvar belirteçlerle birlikte FAO düzeyleri karşılaştırılmıştır. Tanısal doğruluk Receiver Operating Characteristic (ROC) analizi ile; ilişkiler Spearman korelasyonu ve FAO'nun sepsis üzerindeki bağımsız etkisi lojistik regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dâhil edilen 371 yenidoğanın 189'u sepsis, 182'si kontrol grubunu oluşturmuştur. Sepsis grubunda erkek cinsiyet oranı, prematürite, düşük doğum ağırlığı sıklığı, yatış süresi daha yüksekti (tümünde p<0,05). Laboratuvar bulgularında sepsis grubunda beyaz küre (BK) ve albümin düzeyleri daha düşük, CRP, prokalsitonin, fibrinojen ve FAO düzeyleri ise anlamlı düzeyde daha yüksek saptandı (p<0,001). FAO ile CRP ve prokalsitonin arasında güçlü pozitif korelasyon mevcuttu. Lojistik regresyon analizinde FAO sepsis için bağımsız bir risk faktörü olarak belirlendi (OR=1,105; p<0,001). ROC analizine göre FAO'nun tanısal gücü yüksekti (AUC=0,927; duyarlılık %77,2; özgüllük %97,3) ve CRP ile prokalsitoninden daha güçlü bir belirteç olduğu saptandı. Sepsis alt gruplarında ve prematüre bebeklerde FAO düzeyleri anlamlı şekilde yüksekti. Sonuç: FAO düzeyi yenidoğan sepsisli olgularda anlamlı şekilde artmış olup CRP ve prokalsitonin gibi geleneksel inflamatuvar belirteçlerle güçlü korelasyon göstermektedir. Yüksek özgüllük ve tanısal doğruluğa sahip olması, FAO'nun sepsis tanısında bağımsız bir biyobelirteç olarak değer taşıdığını göstermektedir. Sepsisli bebeklerde prematürite, düşük doğum ağırlığı ve uzamış yatış süresi gibi risk faktörleriyle birlikte değerlendirildiğinde FAO klinik karar süreçlerinde pratik ve güvenilir bir yardımcı parametre olabilir. Anahtar Kelimeler: Yenidoğan sepsisi, fibrinojen, albümin, FAO, biyobelirteç