Amniyotomi zamanının travay sürecine, maternal ve fetal sonuçlara etkisinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKHAN GÖLCÜK
Danışman: Burcu DİNÇGEZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç:Amniyotomi, doğum eylemi takibinde amniyotik zarların dışarıdan müdahale ile ve/veya zarın gerilimi sonucu bütünlüğünün bozulmasıdır. Amniyotomi işlemi spontan olarak ve artifisyel olarak gerçekleşebilmektedir.Literatürde amniyotominin travay takibi sürecinde ne zaman yapılması gerektiğine ve bunun travay süresine, postpartum enfeksiyona ve sezaryen doğum oranlarına etkisine dair görüş birliği bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı travay takibi sırasında doğumun latent fazı ve aktif fazında uygulanacak olan amniyotominin doğumun gerçekleşme zamanına,doğum şekline ve perinatal sonuçlara etkisini değerlendirilmektir. Gereç ve Yöntem:Prospektif çalışmamıza Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde doğum için yatırılarak takip edilen 240 miad gebe dahil edildi. Spontan su gelişi olan gebeler çalışmanın kontrol grubunu oluşturmakla beraber, travay takibi esnasında servikal dilatasyonu 4-6 cm iken amniyotomi yapılan gebeler erken amniyotomi grubunu, 6cm ve üstü amniyotomi yapılan gebeler geç amniyotomi grubunu oluşturmaktaydı. Gebelerin doğum süreleri ve şekli, postpartum enfeksiyon durumlarını, yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatış durumlarını,travay süreleri kaydedilerek gruplar arasında değerlendirildi. Bulgular:Spontan su gelişi ve amniyotomi grupları arasında sosyodemografik özellikler, doğum şekli, sezaryen endikasyonları, ikinci evre süresi,yatış doğum arası süresi, 1. ve 5. dakika APGAR skorları, yenidoğan yoğun bakım ünitesi gereksinimi,yenidoğan yoğun bakım ünitesi yatış nedeni,maternal komplikasyonlar ve dağılımları, kan kaybı miktarı ve değerleri açısından istatistiksel anlamlı fark saptanmadı. Gebelik haftası spontan amniyotomi grubunda istatistiksel anlamlı olarak daha küçüktü (p=0,016). Ayrıca yatış muayenesi ve aktif faz süresi bakımından da iki grup arasında istatistiksel anlamlı fark mevcuttu(p=0,025 vep=0,002). Erken ve geç amniyotomi gruplarının arasında aktif faz süresinin erken amniyotomi grubunda geç amniyotomi grubuna oranla istatistiksel anlamlı olarak daha kısa olduğu saptandı (106 (15-460) ve 147,5 (19-660), p=0,035). Doğum şekli açısından değerlendirildiğinde erken amniyotomi grubunda sezaryen oranının geç amniyotomi grubu ile kıyaslandığında istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulundu(%46,2ve%15,p<0,001).Sezaryen endikasyonları açısından değerlendirildiğinde erken amniyotomi grubunda akut fetal distress gelişim oranının %36,3,ilerlemeyen eylem oranının%8,8 ve sefalopelvik disproporsiyon oranının %2,5; geç amniyotomi grubunda ise akut fetal distress gelişim oranının %15 olduğu gözlendi. İki grup arasında sezaryen endikasyonları bakımından istatistiksel anlamlıfarkmevcuttu. Sonuç:Latent fazda yapılacak olan amniyotomi travay süresini kısaltmakla birlikte sezaryen doğum ihtimaliniartırmaktadır.Bunedenledoğumeyleminindüzgünbirşekildetakipedilerek,yeterliilerlemeninolmamasıdurumunda amniyotomiye başvurulmasının hem gebe hem klinisyenler için daha kısa ve daha rahat bir süreçle sonlanacağını düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler:Amniyotomi, amniyotomi zamanlaması, doğumşekli,postpartum enfeksiyon, travaysüresi