Yoğun bakım ünitesinde konvansiyonel yöntemle, fiberoptik bronkoskopi kılavuzluğunda ve ultrason kılavuzluğunda elektif perkütan dilatasyonel trakeostomi açılan hastaların prospektif olarak karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SALİHA ERKAN
Danışman: Süheyla ABİTAĞAOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Perkütan dilatasyonel trakeostomi (PDT), yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) uzun süreli solunum desteği tedavisi için yaygın olarak uygulanan invaziv bir işlemdir. PDT işlem süresini azaltmak ve gelişebilecek komplikasyonları önlemek için fiberoptik bronkoskopi (FOB) veya ultrasonografi (USG) eşliğinde PDT günümüzde öncelikle tercih edilmektedir. Bu çalışmanın amacı Konvansiyonel (kör) yöntem, FOB veya USG eşliğinde PDT'nin etkinliği ve güvenilirliğinin karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Tek merkezli, hastane tabanlı, randomize kontrollü bir klinik müdahale tasarımına sahip bu tez çalışması, SBÜ İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yoğun bakım ünitesinde Aralık 2022 ve Ekim 2023 tarihleri arasında yatışı olan ve trakeostomi ihtiyacı gelişen hastalar ile yürütüldü. Etik kurul onayı ve hasta yakınlarından gönüllü olur formu alındıktan sonra, araştırmanın dahil edilme kriterlerine uyan 35'er hasta, Konvansiyonel (kör), USG eşliğinde ve FOB eşliğinde PDT uygulanmak üzere randomize olarak 3 gruba ayrıldı. FOB ve kör gruplarında ikişer hasta eksik veri nedeniyle çalışma dışında bırakıldı. Böylelikle, FOB grubunda 33 hasta, USG grubunda 35 hasta ve Kör grubunda 33 hastanın verileri çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik ve antropometrik özellikleri, antropometrik boyun ölçümleri, yatış tanıları, komorbid hastalıkları, yatış anındaki APACHE II VE SAPS 3 skorları, prosedür öncesi zor havayolu düşündürebilecek bulguları, prosedür süresi, toplam ponksiyon sayısı, trakeostomi girişinin anatomik olarak orta hatta olup olmadığı, işleme bağlı gelişen majör ve minör komplikasyonlar, hastaların prognostik özellikleri ve yoğun bakımda ve hastanede toplam yatış süreleri kaydedildi ve veriler analiz edildi. Bulgular: Hastaların yaş dağılımları, cinsiyetleri ve beden kitle indeksi (BKİ) dağılımları gruplar arasında istatistiksel olarak benzer iken, hastaların medyan yaşları 73,0 yıl, 52'si (%51,5) kadın ve 49'u (%48,5) erkek ve medyan BKİ değeri ise 25,7 kg/m 2 idi. Hastalarda saptanan en sık entübasyon endikasyonu havayolunu koruyamama iken, entübasyon endikasyonları gruplar arasında benzerdir. Anatomik lokalizasyon FOB ve USG grubunda büyük oranda saat 12 hizasında iken, bu oran Kör grubunda %45,5 olarak bulundu ve bu farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü(p< 0,001). Anatomik zorluk ve uygulayıcı değerlendirmesine göre ölçülen prosedür zorluğu her 3 prosedür için de benzerdi. USG kılavuzluğunda trakeostomi yönteminin prosedür süresi (243,5±75,6 sn), FOB eşliğinde trakeostomi (375,6±197,1 sn) ve kör trakeostomiye (436,5±169,1 sn) göre daha kısaydı (sırasıyla, p=0,005 ve (p< 0,001). Girişim sayısı ise kör trakeostomi yönteminde (1,6±0,6) diğer iki yönteme göre (1,2±0,4 ve 1,2±0,4) daha fazlaydı (sırasıyla, p=0,038 ve p=0,005). Hem majör komplikasyon hem minör komplikasyon hem de herhangi bir komplikasyon gelişme sıklığı en yüksek kör grubunda en düşük ise USG grubundadır (sırasıyla, p=0,001, p=0,001 ve p=0,004). Hastalarda en sık görülen majör komplikasyon persistan arteriyel hipotansiyon iken, USG grubunda hiç saptanmadı. SpO 2 'nin %85 altında olduğu akut desatürasyon kör grubunda daha fazla sıklıkta görüldü (p=0,015). Hastalarda en sık görülen minör komplikasyon teknik problemler iken, sıklığı gruplar arasında benzerdi. İkinci sırada görülen minör komplikasyon olan trakeal ring rüptürü USG grubunda hiç saptanmamışken, kör grubunda daha fazla sıklıkta görüldü (p=0,007). Hastaların prognostik özellikleri çalışma gruplarında benzer iken, hastaların 2'sinde (%2,0) dekanülasyon, 6'sında easy-breath ihtiyacı, 56'sında homevent ihtiyacı, 39'unda mekanik ventilasyon ihtiyacı gelişmiş ve 56 hasta (%55,4) ex olmuştur. Çalışma grupları hastaların YBÜ kalış süresi ve toplam yatış süresi açısından istatistiksel olarak benzer iken, medyan YBÜ kalış süresi 53 gün ve medyan toplam yatış süresi 60 gündü. Sonuç: USG ve FOB eşliğinde PDT benzer prognostik özellikler ve mortalite oranları göstermektedir. Uygulama pratikliği, prosedür süre avantajı ve daha düşük komplikasyon oranları USG kılavuzluğunda PDT'yi bir adım öne çıkarmaktadır. Anahtar Kelimeler: Perkütan dilatasyonel trakeostomi, fiberoptik bronkoskopi, ultrasonografi, yoğun bakım ünitesi, komplikasyon