Oral mukozal hastalıkların tedavisinde kullanılmak üzere Kurkumin yüklü farklı bukkal formülasyonların geliştirilmesi ve in vitro değerlendirilmesi üzerine çalışmalar


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, FARMASÖTİK TEKNOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MELİKE ZEYNEP ÜNÜKÜR

Danışman: Neslihan ÜSTÜNDAĞ OKUR

Özet:

Amaç: Bu çalışma, kurkuminin çözünürlüğünü ve mukozal iletimini artırmak için derin ötektik çözücü (DES) içeren kurkumin yüklü bukkal film ve gofretlerin geliştirilmesini ve deneysel tasarım (DoE) yaklaşımıyla optimizasyonunu amaçlamıştır. Gereç ve Yöntem: Çeşitli DES sistemleri karakterize edilerek optimal olan sistem seçilmiş ve formülasyonlarda çözücü olarak kullanılmıştır. Bukkal filmler çözücü döküm, gofretler ise dondurarak kurutma (liyofilizasyon) yöntemiyle hazırlanmıştır. Bileşen miktarlarını optimize etmek için merkezi kompozit tasarım uygulanmıştır. Filmler için biyoadezyon, esneklik, şişme özellikleri ve kalınlık; gofretler için ise biyoadezyon ve şişme özellikleri yanıt değişkenleri olarak belirlenmiştir. Optimize edilen formülasyonlarda karakterizasyon, in vitro salım, ex vivo permeasyon ve hücre kültürü çalışmaları yürütülmüştür. Bulgular: Kolin klorür: Propilen glikol (1:4 molar oran), üstün organoleptik özellikleri, uygun pH'sı, viskozitesi ve en yüksek kurkumin çözünürlüğü (11,90 ± 0,15 mg/mL) sunması nedeniyle optimal DES olarak seçilmiştir. DoE'ye dayanarak, ileri çalışmalar için altı optimal film ve dört optimal gofret formülasyonu belirlenmiştir. Formülasyonların, in vitro salım çalışmaları 24 saat boyunca kontrollü kurkumin salımı göstermiş, ex vivo permeabiliteleri ise %2'nin altında kalmıştır. Optimize edilen sistemler mükemmel sitouyumluluk, güçlü antiinflamatuvar ve antioksidan aktiviteler ve anlamlı derecede artırılmış yara iyileşme özellikleri sergilemiştir. Sonuç: DES içeren ve DoE kullanılarak optimize edilen kurkumin yüklü bukkal filmler ve gofretler, hedeflenen özellikleri ve biyolojik aktiviteleri başarıyla sergilemiştir. Elde edilen sonuçlar, bu sistemlerin oral mukozal hastalıkların tedavisi için gelecek vaat eden yenilikçi bir yaklaşım sunduğunu ortaya koymaktadır.