Robotik yardımlı laparoskopik radikal prostatektomilerde düşük akım ve normal akım anestezi yönteminin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CANSU KOZ SATAR

Danışman: Betül GÜVEN AYTAÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Ekonomik, ekolojik ve pek çok yönden avantajı olan düşük akımlı anestezinin önemi artmaktadır. Laparoskopik cerrahilerde sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, robotik yardımlı laparoskopik radikal prostatektomi cerrahisi için düşük akımlı (1 lt/dk) desfluran anestezisini normal akımlı (3 lt/dk) desfluran anestezisi ile hemodinamik ve solunum parametreleri, inhalasyon ajan ve sodalime tüketimi açısından karşılaştırmaktır. Çalışmanın ikincil amacı, düşük ve normal akımlı anestezinin robotik yardımlı laparoskopik radikal prostatektomi için kullanılan aşırı trendelenburg pozisyonundaki (45°) etkilerini karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza robotik yardımlı laparoskopik radikal prostatektomi planlı, 18- 70 yaş arası, ASA (American Society of Anesthesiologists) I-II-III fiziksel statüye sahip, erkek cinsiyette, 72 hasta onamları alınarak dahil edildi. Hastaların dağılımı randomize şekilde grup D (n:37) düşük akımlı, grup N (n:35) normal akımlı olarak belirlendi. Başlangıçta yeterli anestezi derinliğini sağlamak için akım her iki gruba 3 lt/dk olacak şekilde uygulandı. Grup N'de (normal akım) akım 3 lt/dk'dan devam ederken, Grup D'de (düşük akım) 10 dakika sonrasında 1lt/dk'ya düşüldü. Her iki hasta grubunda da entübasyon sonrası (T0), pozisyon (aşırı trendelenburg) verilip pnömoperitonyuma geçildikten sonra (T1), uzun süren bazı vakalarda kontrol amaçlı (Tn/ T2,T3), pnömoperitonyum sonu ve supin pozisyona geçildikten sonra (Tend / T4) ve ekstübasyon sonrası (Teks/ T5); sistolik kan basıncı (SKB), diastolik kan basıncı (DKB), ortalama arteriyel basınç (OAB), kalp hızı (KH), plato ve peak hava yolu basınçları (p plato- p peak), BIS (bispektral indeks), vücut sıcaklığı, periferik oksijen satürasyonu (SPO 2 ), entidal karbondioksit (EtCO 2 ),inspire edilen fraksiyone CO 2 konsantrasyonu (FiCO 2 ), inspire edilen oksijen konsantrasyonu (FiO 2 ), inspiratuar desfluran konsantrasyonu (FiDes), ekspiratuar desfluran konsantrasyonu (EtDes), tidal hacim, minimal alveoler konsantrasyon (MAK) değerleri kaydedildi ve eş zamanlı kan gazları alındı (Ph, PO 2 , PCO 2 , SO 2 , COHgb, HCO 3 , baz açığı, glukoz, laktat). İki grup hastada da ekstübasyondan önce, inhaler anestezik gazları kapatıldıktan sonra akım 6 lt/dk'ya getirildi. Uyandırma işlemi sonrası anestezi süresi, kullanılan toplam desfluran, intraoperatif verilen sıvı miktarları, sodalime değişim sayısı kaydedildi. Derlenme dönemi ve yan etkiler değerlendirildi. Bulgular: Çalışmada hemodinamik, solunumsal parametrelerde, karaciğer ve renal fonksiyon testlerinde iki grup arasında anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). İki grupta da postoperatif bir yan etki görülmemiştir. Düşük akım anestezi yöntemiyle normal akım anestezi yöntemi arasında maliyet açısından anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç: Düşük akımlı anestezi yönteminin yeterli donanım ve ekipmana sahip anestezi koşulları sağlandığında, robotik yardımlı laparoskopik vakalarda da hemodinami, solunum parametreleri, karaciğer ve böbrek testleri üzerine etkileri açısından normal akımlı anestezi kadar güvenle kullanılabileceği sonucuna vardık. Anahtar Kelimeler: düşük akım anestezi, robotik cerrahi, laparoskopik cerrahi, desfluran