Asemtopmatik aort darlığı olan hastaların takibinde sol ventriküler miyokardiyal çalışmanın değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL DR. SİYAMİ ERSEK GÖĞÜS KALP VE DAMAR CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TUGAY KAMBER
Danışman: Nurşen KELEŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Aort darlığı özellikle Amerika ve Avrupa kıtasında en çok görülen kalp kapak hastalığıdır. Tanı ve tedavi algoritmaları güncel kılavuzlarda net bir şekilde ifade edilmiştir. Fakat son yıllarda LVEF düşüşü olmayan ileri aort darlığı ve asemptomatik orta dereceli aort darlığı hastalarında yapılan çalışmalarda miyokardiyal iş ve deformasyon ölçütleri bozulmuş olan hastaların erken uygulanan tedaviden fayda gördüğü tespit edilmiştir. Miyokardiyal iş parametreleri diğer ekokardiyografik bulgulardan önce subklinik sol ventrikül hasarını gösterdiği için bu yöntemle erken tedavi edilen hasta gruplarında mortalite ve morbidite daha az saptanmıştır. Bu sonuçla asemptomatik aort darlığı olan hastalarda miyokardiyal iş parametreleri ile takip ve değerlendirme yapmak, miyokardiyal iş parametrelerinin değişimini gözlemlemek ve diğer standart değerlendirme yöntemleri ile kıyaslama amacıyla bu çalışmayı dizayn ettik Gereç ve Yöntem: Çalışmamız kesitsel bir çalışma olarak tasarlandı. 01.02.2022-01.09.2024 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinde transtorasik ekokardiyagrafisi yapılan asemptomatik aort darlığı hastaları çalışmanın hasta popülasyonunu oluşturdu. Hastaların takibinde başlangıç, birinci ve altıncı aylarda olmak üzere toplam üç kez ekokardiyografi uygulandı. Temel ekokardiyografi parametreleri, deformasyon (strain) ve miyokardiyal iş değerleri ölçümler arasında kıyaslandı. Bulgular: Çalışmaya ortalama yaşı 65,04±16,16 olan toplam kırk yedi hasta dâhil edildi. Bir hasta kardiyak dışı nedenle exitus oldu ve bir diğer hasta da hızlı ilerleyen aort darlığı nedeniyle kapak replasman tedavisi nedeniyle takipleri gerçekleştirilemedi. Kırk beş hastanın başlangıç, birinci ve altıncı ay ekokardiyografileri yapıldı. Cinsiyet dağılımında, erkek hastalar 23 kişi ile %51,1lik bir orana sahipken, kadın hastalar ise 22 kişi ile %48,9 oranında yer aldı. Başlangıç EDD (end diyastolik mesafe, çap) ortalaması 46,88mm, 1. ay 48,02mm ve 6. ay 46,95mm (p=0,023), başlangıç ESD (end sistolik mesafe, çap) ortalaması 32,20mm, xi 1. ay ortalaması 32,83mm ve 6. ay ortalaması 30,68mm olarak elde edilmiştir. Zamana göre EDD ve ESD ortalamaları anlamlı farklılık göstermektedir (p=0,007). Tüm kontrollerde uygulanan 3DE bakısıyla hesaplanan LVEF, LVEDV, LVESV, SV ve CO ölçümlerinde istatiksel olarak anlamlı değişim izlenmemiştir (sırasıyla p=0,226, p=0,212, p=0,78, p=0,338, p=0,075). Aort kapak üzerinden alınan maksimum ve minimum gradyent, aort kapak alanı değerlerinde tüm kontrollerde anlamlı derecede değişiklik izlenmiştir (p<0,001). NT-proBNP ölçümleri bazalde 213,12+-200,05pg/mL, birinci ay 315,98+-434,67pg/mL, altıncı ay ise 476,46+-1002,14pg/mL olarak hesaplanmış olup her kontrol arasında istatiksel olarak anlamlı fark gözlemlenmiştir (p<0,001). Miyokardiyal deformasyon parametrelerinde (GLS ortalama ve tüm alt derecelendirmelerinde) kontroller arasında kötüleşme izlense de istatiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,757). GWI ölçümleri başlangıçta 1806,9+-475,43mmHg%, birinci ayda 1737,32+- 476,24mmHg%, altıncı ayda 1697,34+-561,39mmHg% olarak hesaplanmış olup anlamlı derecede azalmıştır (P=0,006). GCW ölçümlerinde takip süresince azalma izlenmiş olup anlamlı bulunmamıştır (p=358). GWW bazal ölçümde 117,54+-88,21mmHg%, birinci ayda 125,12+-85,87mmHg%, altıncı ayda 180,54+-211,45mmHg% olarak ölçülmüş olup artış istatiksel olarak anlamlıdır (p=0,011). Miyokardiyal iş parametrelerinden son olarak GWE değeri başlangıçta %921,71+-5,67, birinci ayda %89,93+-14,37, altıncı ayda %89,9+-8,73 saptanmış olup azalış istatiksel olarak anlamlıdır (p=0,002). Sonuç: Asemptomatik aort darlığı hastalarının takibinde miyokardiyal iş parametreleri çalışmamızda anlamlı derecede değişiklik göstemiştir. Takip esnasında üç boyutlu ekokardiyografi ile yapılan ölçümler ve miyokardiyal deformasyon ölçümlerinde anlamlı değişim saptanmamıştır. Yapılan çalışmalar da incelendiğinde subklinik sol ventrikül miyokard hasarını erken dönemde tespit edebilmek için miyokariyal iş parametreleri geleneksel takip parametrelerine ek olarak kontrollerde ölçülmesi hastalarda mortalite ve morbiditenin azaltımasına, tedavi zamanının daha doğru tespit edilmesi olanak sağlayabilir.