İntravenöz ve intraarteriyel iyotlu kontrast madde kullanımı sonrası kontrast nedenli akut böbrek hasarı gelişme sıklığı ve mortalite


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAĞCILAR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TANSU KARDAŞ

Danışman: Numan GÖRGÜLÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kontrast madde nedenli Akut Böbrek Hasarı (ABH), nedensel olarak direkt kontrast madde uygulanmasına bağlı olduğu düşünülen bir ABH'dir. Hasta ilişkili faktörler dışında kontrast maddenin veriliş yolu ve miktarının da ABH üzerine etkili olabileceği düşünülmüştür. Bu çalışmayla, riskli hasta gruplarında kontrast madde içeren işlem sonrası ABH incelenmiş ve 12 aylık hasta takibi ile hasta sağ kalımı ve renal sağ kalım değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Aralık 2021 – Ağustos 2024tarihleri arasındaSağlık Bilimleri Üniversitesi Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tanı veya tedavi amacıyla uygulanan intraarteriyel ve intravenöz kontrast madde kullanımı öncesi ve sonrası kreatinin değerleri karşılaştırılıp kontrast madde ilişkili ABH'ye etkili olan faktörler incelendi. Bunun yanında hastaların işlemden sonra 6.ve 12.aydaki böbrek fonksiyon testleri incelenip iyodlu kontrast maddenin uzun dönemdeki renal sağ kalıma etkisi araştırıldı. Bulgular: Çalışmaya kontrast madde uygulanan 230 hasta dahil edilmiş olup, hastaların büyük çoğunluğunda hipertansiyon, diabetes mellitus, kronik böbrek hastalığı ve kardiyovasküler hastalıklar gibi eşlik eden risk faktörleri mevcuttu. İşlem öncesinde olguların % 56'sında ABH bulunmaktaydı. KM uygulamasını takiben 72. saatte hastaların % 80'inde kreatinin düzeyi değişmezken veya gerilerken, % 20'sinde ABH gelişti; bu olguların çoğu Evre 1 düzeyindeydi ve yalnızca %1,3'ünde tek seans hemodiyaliz gerekti. Kontrast madde ilişkili ABH (CA-AKI) gelişen hastalarda sepsis ve septik şok en sık ABH nedenleri olarak saptandı. İntraarteriyel kontrast uygulanan hastalarda ABH oranı (% 24) venöz uygulamaya göre (% 14,9) daha yüksekti; acilendikasyonla işlem yapılanlarda risk daha belirgindi. GFR değerleri erken dönemde her iki grupta da düşmekle birlikte, 6. ve 12. aylarda genel olarak toparlama izlendi; venöz uygulanan hastalarda iyileşme daha belirgindi. Takip süresince son dönem böbrek yetmezliği gelişimi % 1,7 olup, gruplar arasında anlamlı fark yoktu. Bir yıllık sağ kalım % 97,8 olarak bulundu ve mortalite esas olarak kardiyolojik ve serebrovasküler olaylarla ilişkiliydi. Sonuç: Kontrast madde uygulanan yüksek riskli hasta grubunda ABH çoğunlukla hafif seyretmiş ve diyaliz gereksinimi oldukça düşük kalmıştır. Erken dönemdeki GFR düşüşüne rağmen çoğu hastada 6. ve 12. aylarda belirgin iyileşme izlenmiş, kalıcı fonksiyon kaybı nadir görülmüştür. Arteriyel uygulamada ABH daha sık olsa da bu durum kontrast etkisinden çok hastaların klinik profiliyle ilişkili görünmektedir. Genel olarak, uygun endikasyon ve dikkatli izlem ile kontrast maddelerin uzun dönem renal prognoz üzerinde anlamlı bir olumsuz etkisi olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler:Kontrast ilişkili akut böbrek hasarı, kontrast nedenliakut böbrek hasarı, kronik böbrek hastalığı