Prame immünohistokimyasal işaretleyicisinin melanositik lezyonlarda ekspresyonu, potansiyel biyobelirteç olarak kullanımı ve malign lezyonların ayırıcı tanısındaki rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BESTE NOYAN MOD
Danışman: Cem LEBLEBİCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Melanomlar melanositlerden köken alan, çoğunlukla deriden kaynaklanan tümörlerdir. Tüm kutanöz malignitelerin içinde görülme oranı %5'ten daha az oranda olmasına karşın deri kaynaklı maligniteler arasında ölümlerin %73'ünü oluşturur. Tümöral hücrelerin nükleer pleomorfizm içermediği veya nevoid özelliklerin baskın olduğu bazı olgularda morfolojik özelliklerine göre değerlendirip melanom tanısı koymak zorlaşabilir. Bu durumlarda melanom ile benign melanositik lezyonlar arasında morfolojik örtüşme olabileceğinden p16, melan-A, ki67, HMB-45, SOX-10, MITF, siklin D1, BRAFV600E ve PRAME gibi immünhistokimyasal belirteçler yardımcı olarak kullanılır. Güncel çalışmalarda bu immünohistokimyasal belirteçler arasında Preferentially Expressed Antigen in Melanoma (PRAME), en umut verici malignite ile ilişkili belirteç olarak görülmektedir. PRAME ilk olarak bir kutanöz melanom hastasının T hücre klonlarında tanımlanmıştır. PRAME kanser testis antijen ailesine üye bir antijen olup testis, plasenta, adrenal gland, endometrium, sebase bezlerde eksprese olurken benign nevüslerde ekspresyon göstermez. Literatürde yapılan güncel çalışmalarda PRAME antikorunun malign melanomun nevüs ve diğer benign melanositik lezyonlardan ayrımında oldukça değerli bir potansiyel belirteç olduğu gösterilmiştir. Bununla birlikte bazı yazarlar PRAME immünohistokimyasında kesim noktası (cut off) değerini %75, bir kısmı ise %50 olarak almaktadır. Bu konuda henüz fikir birliğine varılmamıştır. Bu çalışmanın amacı benign melanositik lezyonlar ile melanom ayrımında PRAME immünohistokimyasal ekspresyonunun değerini belirlemek, ayrıca benign melanositik lezyonlar ile melanom tiplerinde ekspresyon farklılıklarını ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Patoloji bölümünde 2016-2021 yılları arasında tanı almış 52 melanom, 27 displastik nevüs, 23 Spitz nevüs, 15 bileşik nevüs, 23 mavi nevüs ve 5 konjenital nevüs olmak üzere toplam 145 olgu çalışmaya dahil edildi. Histopatolojik olarak prognostik parametreler tekrar değerlendirildi. Seçilen parafin bloklara immünhistokimyasal olarak PRAME (EP461) uygulandı. Boyanma izlenmemesi skor 0, boyanma yüzdesi %1-25 skor 1, % 25-50 skor 2, %50-75 skor 3 ve %75 ve üzeri skor 4 olarak kabul edildi. PRAME ekspresyon yüzde değerleri (%50 ve %75 kesim noktası değerleri) kullanılarak nevüs ve melanom grupları birbirleri ile karşılaştırıldı. Bulgular: Melanom tanılı grupta PRAME ile nükleer boyanma oranı %75'ten fazla olan (PRAME 75) ve %50'den fazla olan (PRAME 50) olan hasta oranı melanom dışı gruptan anlamlı (p < 0.05) olarak daha yüksektir. Bu iki eşik değer karşılaştırıldığında PRAME 75 ile sensitivite %82.7, spesifite %98.9 iken PRAME 50 ile sensitivite %92.3 ve spesifite %96.8 bulunmuştur. Çalışmamızda displastik nevüs, bileşik nevüs ve mavi nevüsten melanomu ayırmada %75 yerine %50 eşik değerinin kullanılmasının spesifiteyi değiştirmeden sensitivitede artışı sağladığı gösterilmiştir. Spitz nevüste ise sensitiviteyi arttırmakla birlikte spesifitede hafif bir düşüşe neden olmuştur. İki atipik Spitz vakasında skor +3 düzeyinde; bir displastik nevüste skor +4 düzeyinde boyanma izlenirken; bir melanom vakasında ise skor 0 düzeyinde boyanma izlenmiştir. Sonuç: PRAME nevüs ile melanom ayrımında güvenilir bir belirteç olarak saptanmıştır. Bununla birlikte, Spitz lezyonların ve displastik nevüslerin melanom ile ayrımında PRAME olgu bazında dikkatli kullanılmalıdır. Diğer nevüslerde yani konjenital nevüs, bileşik nevüs, mavi nevüs olgularının melanom ayrımında PRAME daha güvenilirdir. Melanom ile benign melanositik lezyonların ayrımında PRAME boyanma yüzdesinde kesim noktasının %75'den %50'ye çekilmesi sensitiviteyi arttırmakta, spesifitede nispeten daha az oranda azalmaya neden olmaktadır. Özellikle Spitz lezyon dışı olgularda %50 kesim noktasının kullanımının daha duyarlı olduğunu tespit ettik. Benign melanositik nevüs ile melanom ayrımında PRAME immünhistokimyası yararlı olmakla birlikte olgu bazında PRAME ile yanlış pozitiflikler ve negatiflikler de olabileceğinden oldukça dikkatli kullanılmalıdır. Anahtar Kelimeler: bileşik nevüs, displastik nevüs, EP461, konjenital nevüs, malign melanom, mavi nevüs, PRAME, Spitz nevüs