Pandemi sürecinde, üreme çağındaki kadınlarda aile planlaması tutumu ile COVID-19 korkusu ve algılanan COVID-19 riski arasındaki ilişki.


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, HALK SAĞLIĞI HEMŞİRELİĞİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MAHSA TAMADDON

Danışman: Serpil ÖZDEMİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, üreme çağındaki kadınlarda aile planlama tutumu ile COVID-19 korkusu ve algılanan COVID-19 riski arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Gereç ve Yöntem: Çalışma, kesitsel araştırma tasarımında uygulandı. Örneklemi, araştırmaya katılmaya gönüllü ve dahil edilme kriterlerini karşılayan 423 kadın oluşturdu. Veri toplama formunda; tanıtıcı bilgi formu, Aile Planlamasına Yönelik Tutum Ölçeği, COVID-19 Korkusu Ölçeği ile Algılanan COVID-19 Riski Ölçeği yer aldı. Veriler, pandemi koşulları dikkate alınarak yüz yüze toplandı. Verilerin analizinde, iki gruplu bağımsız değişkenlerin karşılaştırılmasında Mann Whitney U Testi, ikiden fazla bağımsız değişkenin karşılaştırılmasında Kruskal Wallis testi uygulandı. Ölçek puanları arasındaki ilişkilerin incelenmesinde Spearman's Korelasyon analizi yapıldı. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 36,75±7,56'dır. Pandemi döneminde, katılımcıların %5,4'ü plansız gebelik ve %5,7'si düşük deneyimlediğini belirtti. Son iki ayda katılımcılar arasında en sık kullanılan üç AP yönteminin; geri çekme (%24,1), prezervatif (%23,9) ve RİA (%20,8) olduğu saptandı. Katılımcıların aile planlama yöntemlerine ilişkin tutumlar alt ölçeği ile CKÖ arasında istatistiksel açıdan anlamlı negatif yönde ve zayıf bir korelasyon (r=-0,143; p=0,003) olduğu, APTÖ toplam puanı ile duygusal ACRÖ alt ölçeği puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı negatif yönde ve zayıf bir korelasyon olduğu saptandı (r = - 0,131; p= 0,007). Sonuç: Katılımcıların AP'ye yönelik tutumlarının olumlu yönde ve oldukça yüksek düzeyde olmasına rağmen olumlu tutumlarının istenilen düzeyde davranış değişikliğine neden olmadığı değerlendirilmektedir. Katılımcılar arasında pandemi sürecinde istenmeyen gebelik ve düşük deneyimleme durumu, son iki ayda katılımcılar arasında en sık kullanılan AP yönteminin geri çekme olması vb bulgular dikkate alındığında, pandemi sürecinde de karşılanmamış bir AP gereksinimin var olduğu değerlendirilmektedir. Bu çalışmada, COVID-19 korku düzeyi ile algılanan COVID-19 riski ile AP'ye yönelik tutumların birbiriyle ters ilişkili kavramlar olduğu ortaya konulmuştur. Pandemi sürecinde, modern AP gereksiniminin karşılanması için, olumlu tutum ve davranış kazandırma mücadelesine kadınların hissettikleri COVID-19 korkusu ile algılanan COVID-19 risk düzeyi de göz ardı edilmemesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Aile Planlaması, COVID-19 Korku, Algılanan COVID-19 Riski, Kadın Sağlığı, Halk Sağlığı.