Semptomatik anemi ön tanısı ile iç hastalıkları servisine interne edilen, tetkikleri demir eksikliği anemisi ile uyumlu saptanan hastaların analizi: Semptom, etyoloji ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BERÇEM KARADAYI

Danışman: Aslıhan ÇALIM

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: İç hastalıkları servisinde demir eksikliği anemisi tanısı ile yatan hastaların yaş ve cinsiyetlerine göre en sık görülen semptomları ve etyolojik faktörleri belirlemeyi, ayrıca bu hastaların laboratuvar bulguları arasındaki ilişkileri incelemeyi hedefledik. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız, Ocak 2022 – Ocak 2025 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği servisinde yatan demir eksikliği anemisi olan hastalar üzerinden yapılmıştır. 18 yaş ve üzeri, demir eksikliği anemisi tanısı laboratuvar bulguları ile doğrulanan hastalar çalışmaya dahil edilmiştir. 18 yaş altı, gebelik durumu olan, anemisi demir eksikliği dışındaki nedenlere bağlı olan hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Olgular retrospektif olarak hastane otomasyon sistemi üzerinden taranmış olup 500 hasta evreninden, dahil edilme kriterlerine uygun 218 hasta çalışmaya alınmıştır. Tüm olguların başvuru anındaki laboratuvar bulguları ile demir eksikliği anemisi doğrulanmış olup istatistik analiz yöntemlerinden Ki-kare testi, Student-t testi, Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmamıza 130 (%59,6)'u kadın ve 88 (%40,4)'i erkek olmak üzere toplam 218 hasta dahil edildi ve yaş ortalamaları 68 /yıl olarak saptandı. Hipertansiyon %45 oran ile en sık rastlanılan komorbiditeydi. Hastaların %3,2 (7)'sinde gastrektomi öyküsü olduğu görüldü. Hastaların %40,4'ünde antiagregan/antikoagülan kullanımı olduğu görüldü. Hastalar, hastaneye başvuru şikayetlerine göre değerlendirildiğinde en sık başvuru nedeninin %89,9 (n=196) ile halsizlik-yorgunluk olduğu görüldü. Hastalarda tespit edilen etyoloji incelendiğinde GİS'ten emilim bozukluğu veya demir kaybına yol açan benign hastalıklar arasında hemoroid 58 (%26,6), peptik ülser 30 (%13,8), h.pylori 19 (%8,7), eroziv gastrit 42 (%19,3), anjiyodisplazi 6 (%2,8), çölyak 4 (%1,8), divertikülozis 18 (%8,3) hastada saptandı. Kolon polibi 27 (%12,4), Gİ malignite ise 31 (%14,2) hastada ve Gİ malignite saptanan hastaların çoğunun (n=30) 50 yaş ve üstünde olduğu görüldü. Kadın hastalarda en sık etyoloji %33,8 (n=44) oran ile menometroraji olarak bulunurken, menometroraji 50 yaş altı kadın hastalarda daha sık saptandı. Hastaların laboratuvar bulguları incelendiğinde ortalama hemoglobin değeri 6,0; ortalama MCV değeri 66,0; ortalama RDW_CV değeri 19,0; ortalama TS %3,6; ortalama ferritin değeri 6,0 olarak saptandı. Ortalama MCV ve ferritin değerleri 50 yaş altı hasta grubu ve kadın hasta grubunda daha düşük saptanırken ortalama hemoglobin değerleri arasında cinsiyet ve yaş grupları arasında anlamlı farklılık saptanmadı. Sonuç: İç hastalıkları servisinde yatan demir eksikliği anemili hastaların semptom, etyoloji ve laboratuvar bulgularının değerlendirildiği çalışmamızda bulgular, en sık başvuru nedeninin halsizlik-yorgunluk olduğunu; etyolojide ise hemoroid, menometroraji, eroziv gastrit ve GİS malignitelerinin ön planda yer aldığını göstermiştir. Kadın hastalarda menometroraji, erkek hastalarda ise peptik ülser, anjiyodisplazi ve kardiyovasküler komorbiditeler daha sık saptanmıştır. Ayrıca 50 yaş ve üstü hastalarda malignite oranının belirgin olarak arttığı izlenmiştir. Laboratuvar verileri, kadınlarda ve 50 yaş altı grupta MCV ve ferritin'in daha düşük seyrettiğini ortaya koymuştur. Elde edilen bulgular, demir eksikliği anemisinde etyolojik faktörlerin yaş ve cinsiyet dağılımlarına göre farklılık gösterdiğini, tanı ve tedavi sürecinde bu parametrelerin dikkate alınmasının klinik açıdan önemli olduğunu ortaya koymaktadır.