Proteinürili hastalarda serum bisfenol-a düzeyi ile proteinüri miktarı arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEM KAYA
Danışman: Serdar KAHVECİOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Günümüzde renal hastalıklar tüm dünya da giderek artan bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durum ciddi ekonomik maliyete ve iş gücü kaybına neden olmaktadır. Günümüzde hala etiyolojisi aydınlatılamamış renal hastalıklar mevcuttur. Renal hastalıkların tanısında, hastalık şiddetinin belirlenmesinde, sınıflandırımasında ve tedavi takibinde proteinüri düzeyi kullanılan önemli parametrelerden biridir. Proteinüri, idrar ile günlük >150mg/gün protein kaybı olarak tanımlanmaktadır. Bisfenol A (BPA) özellikle plastik üretiminde kullanılan ham maddelerden biridir. Son zamanlarda özellikle oral yoldan alınan BPA'nın insanlarda belli hastalıklara sebep olduğunu gösteren çalışmalar göze çarpmaktadır. Evre 1 ve 2 kronik böbrek hastalığı (Glomerüler Filtrasyon Hızı (GFR)>60 ml/dk) olan ve yapısal böbrek anomalisi bulunmayan proteinürili hastalarda (Protein Creatinin Ratio (PRCR)>150 mg/dl) proteinüri miktarı ve serum BPA düzeyi arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Yöntem ve gereç: Çalışmaya dahil edilme kriterlerine uyan, sağlıklı ve hasta olarak iki grup belirlendi ve sağlıklı gruptan 35, hasta grubundan 40 hasta dahil edildi. İki gruptan da antropometrik ölçümlerinin ardından 8 saatlik açlık sonrası venöz kan örneği alınarak serum BPA düzeyi ve diğer biyokimyasal parametrelerin (BUN, kreatinin, AST, ALT) ölçümü yapıldı. Son olarak spot idrar örnekleri alınarak PRCR ölçümleri yapılmıştır. Bulgular: Hasta grubunda medyan yaş 39 yıl, sağlıklı grubunda 32 yıl saptandı. Cinsiyet dağılımı olarak hasta grubunda %55 kadın, %45 erkek, sağlıklı grupta ise %57,10 kadın, 42,90 erkek olarak saptandı. İki grup arasında yaşa ve cinsiyete göre istatiksel olarak bir fark saptanmamıştır (sırasıyla p:0,652; p:852). İlk etap da gönüllüler ve hastaların oluşturduğu iki grup arasında bakılan BPA düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmedi. Daha sonra hastalardan alınan kan örneklerinde saptanan değerler ile BPA arasında karşılaştırma yapıldı ve GFR hariç istatiksel olarak anlamlı bir fark gözlenmedi. GFR ile BPA arasında ise pzitif kolerasyon olduğu saptandı (rs= 0,24; p=0,043), BPA da artış olması durumunda GFR düzeyinde de artış olması beklenmektedir. Proteinüri ile BPA arasında istatiksel anlamlılığa ulaşan bir korelasyon saptanmamıştır. Sonuç: Çalışmamızda serum BPA düzeylerinin GFR düzeyleri ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Diğer parametreler ile serum BPA arasında anlamlı istatiksel ilişki saptanmamıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda serum BPA molekülünün proteinüri gelişimi ile ilgili etkili olmadığını düşündürmektedir. Anahtar kelimeler: Renal Hastalık, Proteinüri, Bisfenol A