Karotis stent sonrası sessiz iskemik lezyonların diffuzyon MR ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FATİH SULTAN MEHMET SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EYUP KIZIL
Danışman: Yılmaz ÖNAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İnme ölümün üçüncü önde gelen sebebidir. Yeni inmelerin %87'sinden iskemik olaylar sorumludur ve bunların %20-30'nun ekstra kraniyal internal karotis arterlerin aterosklerotik hastalıklarına bağlı olduğu tahmin edilmektedir. Minimal invazif girişimler her alanda giderek artan sıklıkta kullanılmakta olup, bu durum karotis girişimlerinde de benzerdir. Semptomatik- asemptomatik karotis darlıklarında endovasküler stent uygulaması birçok merkez tarafından uygulanmaktadır. Karotis girişimleri sonrası en korkulan 2 majör komplikasyon MI ve inmedir. Biz çalışmamızda karotis stent uyguladığımız hastalara 24. Saatte Difüzyon Mr çektirerek, hastalarda semptom olmasa dahi sessiz gelişen enfarktların da sıklığını ortaya koyarak, bunun literatür ile, hem endovasküler hem de cerrahi uygulanan hastalardaki, karşılaştırmasının yapılmasını amaçladık. Gereç̧ ve Yöntem: Retrospektif ve tek merkezli olan çalışmamızda veri seti Mart 2021-Haziran 2022 tarihleri arasındaki karotis stent tedavisi uygulanmış ve 24. Saatinde difüzyon MR çekilmiş hastalardır. Hastalarımızın 47'si erkek (E %87), 7'si kadın (K %13) olmak üzere toplam 54 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların yaş dağılımı 54-90 arasında değişmekte olup ortalama yaş 69.8'dir. Çalışmamıza %70 üzerindeki internal karotis stenozlarını veya semptomatik yüzde elli ve üzerindeki stenozu olan hastaları dahil edildi. Hastaların 20 tanesi daha önce geçici iskemik atak bulunan veya serebrovasküler öyküsü pozitiftir. Karotis stent tedavisine NASCET kriterlerine göre karar verilmiştir. Hastaların daha önce elde edilmiş doppler usg ve BTA tetkiklerine göre işlem öncesi veya işlem sırasında DSA işlemleri yapılmıştır. DSA'da rutin olarak hastanın A-P ve lateral görüntüleri alınmış olup gereklilik halinde ek görüntüler elde edilmiştir. DSA tetkikine göre stenoz derecesi, ülsere plak varlığı tespit edilmiştir. Ayrıca işlem sırasında hastalar arasında farklılık gösteren uygulamalar, pre-PTA, post-PTA, emboli önleyici filtre kullanımı kaydedilmiştir. Hastalar inme risk faktörleri açısından komorbit nedenler DM, HT, 9 HL, sigara bilgileri kaydedilmiştir. Bu nedenler ile akut sessiz iskemik lezyonlar arasında ilişki kurulmaya çalışılmıştır. Bulgular: 54 hastadan 20 tanesinin difüzyon ağırlıklı MR'ında (DAG) asemptomatik akut iskemik lezyon saptandı. Tedavilerin 32 tanesi sağ ICA'ya yapılmış olup 12 hastanın DAG'ı pozitiftir, 22 tanesi sol ICA' ya yapılmış olup 8 hastanın DAG'ı pozitiftir. İskemik lezyonların %75(15)'i MCA, %15(3)'i PCA, %10(2) MCA ve ACA watershed alanında tespit edildi. MR pozitif 20 hastanın 16'sında ipsilateral 4'ünde kontralateral iskemik lezyon tespit edildi. Stenoz derecesine göre 16'sı %70-75 (7 si DAG pozitif), 5'i %75-80 (2 DAG pozitif), 5'i %80-85 (2 DAG pozitif), 12'si %85-90 (5 DAG pozitif), 9'u %90-95 (3 DAG pozitif), 1 tane %20-30 (1 DAG pozitif) olan hastalardır. Tüm hastaların 14'ünde ülsere plak mevcut olup bunların 6'ısı DAG pozitif gelmiştir. 54 hastanın 3'üne pre- PTA işlemi, 44'üne post-PTA işlemi uygulandı. Emboli önleyici filtre kullanılmayan hasta sayısı 10'dur. Pre-PTA işlemi uygulanan 3 hastanın DAG'ı akut iskemik lezyon açısından negatif izlendi. Post-PTA işlemi uygulanan 44 hastanın 18 'sinde DAG pozitiftir. Post-PTA uygulanmayan 10 hastanın 2'sinde DAG pozitiftir. Filtre kullanılmayan 10 hastanın 4'ünün difüzyon DAG'ında akut iskemik alan ile uyumlu sinyal artışı izlendi. Hipertansiyonu olan hasta sayısı toplamı 40 olup bunların 19 unda DAG pozitiftir. Hipertansiyon öyküsü olmayan 14 hastadan 1'inde DAG pozitiftir. Diyabet tanılı hasta sayısı 19 olup bunların 8'i DAG pozitiftir. Diyabeti olmayan 35 hastada DAG pozitif vaka sayısı 12'dir. Hiperlipidemisi olan hasta sayısı 14 olup 6 sının DAG'ı pozitiftir. Hiperlipidemisi olmayan 40 hastanın 14'ünün DAG pozitiftir. Sigara kullanan hasta sayısı 42 olup bunların 13'ünün DAG'I pozitiftir. Sigara kullanmayan 12 hastanın 7 sinin DAG'ı pozitiftir. Sonuç: DAG sonuçlarına göre karotis stent sonrası gelişen sessiz iskemik ataklar; stenoz dereceleri, ülsere plak varlığı, pre-op ve post-op PTA, emboli önleyici filtre kullanımı arasında anlamlı bağlantı saptanmamıştır. İnme risk faktörleri açısından sigara kullanımı, diyabet ve hiperlipidemi arasında anlamlı fark saptanmadı. DAG sonuçlarına göre sessiz iskemik lezyon görülme oranı hipertansiyon tanısı olan hastalarda belirgin olarak yüksek izlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Karotis stent, difüzyon MR, sessiz iskemik lezyonlar