Primer akciğer adenokarsinomlarında klinik ve radyolojik bulgular ile prognoz arasındaki ilişki


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR DR. SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLKİN YETİŞKİN

Danışman: Semra BİLAÇEROĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmada, akciğerin primer adenokarsinomlarında klinik ve radyolojik bulguların prognozla ilişkisini araştırmak amaçlanmıştır. Çalışmanın hipotezi, "Kavitasyon gösteren primer akciğer adenokarsinomlarında prognoz daha kötüdür" şeklinde belirlenmiştir. Gereç ve Yöntem: Retrospektif kohort tasarımıyla yürütülen bu çalışmada, 01.01.2014-01.01.2022 tarihleri arasında SBÜ İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi'nde primer akciğer adenokarsinomu tanısı ile takip edilmiş hastaların dosya verileri tarandı. Toplam 12600 primer akciğer kanseri tanılı hastanın 6000 (%47)'sini oluşturan akciğer adenokarsinomlu hastaların 148 (%2,4)'ünde, radyolojik olarak primer tümörde kavitasyon saptanırken, 5852 (%97,6)'sında kavitasyon saptanmadı. Kaviteli ve kavitesiz adenokarsinom grupları arasında sayıca önemli fark olması nedeniyle, istatiktiksel örneklem büyüklüğü (her grup için 175 hasta) dikkate alınarak, kavitesiz adenokarsinom grubundan 148 hasta prognostik değerlendirmeler için random olarak alındı. Çalışmaya dahil edilen toplam 296 hasta yaş ve cinsiyet yanısıra, primer tümörün kavitasyonu, çapı, lober lokalizasyonu, pozitron emisyon tomografi/bilgisayarlı tomografideki SUVmax değeri, mediastene veya toraks duvarına invazyonu ve tanı anındaki evresi, cerrahi tedavi, kemoterapi, radyoterapi veya kemoradyoterapinin prognoza etkisi açısından değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 296 hasta (kadın/erkek: 36/260, yaş: 62,10 ±9,69, 28-86 yıl) için takip süresi 10 gün-96 ay arasındadır. Hastaların 238'i (%80,4) eksitus olmuş, 58'i (%19,6) sağ olarak takip edilmiştir. Receiver operating curve (ROC) analiziyle değerlendirmede, sayısal parametrelerden yaş, tümör çapı ve SUVmax değeri, mortaliteyi etkileyebilecek parametreler olarak belirlendi (p 63 yıl, tümör çapı, mediasten invazyonu, orta lob/lingula lokalizasyonu, evre 4, SUVmax> 6.8, RT, KT+RT ve cerrahi tedavi mortalite açısından anlamlı parametreler olarak ön plana çıktı (p 0.05). Benzer şekilde, cerrahi tedavi almış olan kavitasyonlu ve kavitasyonsuz gruplar arasında mortalite açısından fark bulunmadı sırasıyla, 15/31 (%48,39) eksitus, beklenen medyan sağkalım: 41,49 aya karşılık 16/39 (%41,03) eksitus, beklenen medyan sağkalım: 67,81 ay, p=0,967. Cerrahi tedavi almamış kaviteli ve kavitesiz gruplar arasında da mortalite açısından fark saptanmadı sırasıyla, 109/117 (%93,16) eksitus, beklenen medyan sağkalım: 9,13 aya karşılık 98/109 (%89,91) eksitus, beklenen medyan sağkalım: 11,14 ay, p= 0,221. Tek değişkenli analizde anlamlı bulunan parametreler yanısıra, anlamlılık sınırına yaklaşan kavitasyon varlığı çok değişkenli analize dahil edildi; ancak anlamlı bulunan RT almış olmak, KT+RT almış olmakla ilişkili bulunduğu için değerlendirmeye alınmadı. Çok değişkenli analizde yaş> 63 yıl, SUVmax> 6,8, cerrahi tedavi almamış olmak ve evre 4, sağkalım üzerine olumsuz etkili, istatistiki açıdan anlamlı parametreler olarak bulundu (p 63 yıl, SUVmax>6,8, cerrahi tedavi almamış olmak ve evre 4 hastalığın sağkalım üzerine olumsuz etkili güçlü faktörler olduğu ve istatistiksel anlamlı etkisi gösterilememekle birlikte, kavitasyon varlığının daha fazla sayı ve oranda mortaliteyle ilişkili olduğu kanısına varılmıştır. Akciğer adenokarsinomlarında kavitasyonun mortalite üzerine net etki-sini göstermek için, prospektif, çok merkezli ve daha çok hasta içeren çalışmalara gereksinim vardır. Anahtar kelimeler: akciğer adenokarsinomu, kavitasyon, mortalite, tümör çapı, SUVmax