Rozasea tanılı hastalarda serum iskemi modifiye albümin düzeyinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ORHAN ŞEN

Danışman: Seray KÜLCÜ ÇAKMAK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Rozasea kronik inflamatuar bir cilt hastalığıdır. Etyolojisi tam olarak bilinmemekle birlikte genetik ve immünolojik faktörlerin, mikrobiyal ajanların, nörovasküler değişikliklerin ve oksidatif stresin rozasea patogenezinde rol oynadığı düşünülmektedir. İskemi modifiye albümin (İMA), doku iskemisini, inflamasyon ve oksidatif stresi gösteren yeni bir belirteçtir. Bu çalışmada rozasea ile oksidatif stres ve inflamasyon belirteci olan iskemi modifiye albümin düzeyi arasında ilişki olup olmadığının belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya klinik ve/veya histopatolojik olarak rozasea tanısı almış 72 hasta ile yaş ve cinsiyet açısından uyumlu sağlıklı 72 kişi kontrol grubu olarak dahil edildi. Katılımcılara ait demografik veriler, Fitzpatrick deri fototipi, hastalık süresi, mevcut şikayetlerin süresi, aile hikayesi varlığı, rozasea tipi ve şiddeti, eşlik eden semptomlar, ek hastalıklar, son 3 ay içinde sistemik tedavi öyküsü, sigara ve alkol kullanımı, şikayetleri tetikleyen faktörler sorgulandı. Tüm katılımcılara ait serum İMA seviyeleri ölçüldü. Bulgular: Hasta ve kontrol grubu arasında serum İMA düzeyleri açısından anlamlı fark bulunmadı. Serum İMA düzeyleri erkek hastalarda belirgin olarak daha yüksek bulundu. Hasta grubunda geçici olmayan eritem şiddeti ile serum İMA düzeyi arasında anlamlı korelasyon bulundu. Serum İMA düzeyi ile hastalık süresi, şikayetlerin süresi, aile öyküsü, rozasea alt tipi, tetikleyici faktörler, primer ve sekonder özellikler arasında ilişki saptanmadı. Sonuç: Çalışmamızda rozasea hastalarında kontrol grubuna göre oksidatif stres belirteci olan serum İMA düzeylerinde anlamlı farklılık saptanmadı. Kliniği şiddetli hasta sayısı artırılarak, yapılacak yeni çalışmaların oksidatif stresin rozasea patogenezindeki rolünün aydınlatılmasında yol gösterici olabileceği kanaatindeyiz.