İnsizyon yöntemi ve puncher yöntemi kullanılarak yapılan arteriotomilerin böbrek nakli sonuçları üzerine etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHAMMED EMİN POLAT
Danışman: Erkan ÖLÇÜCÜOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı böbrek nakli cerrahisinde kullanılan arteriotomi tiplerinin (insizyon ve puncher) sonuçlarının karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 18-80 yaş aralığında, böbrek nakli gerçekleştirilen 54 hasta dahil edildi. Hastalar insizyon ve puncher arteriotomi yapılanlar olarak iki gruba ayrıldı. Her grup postoperatif 0-1 ay, 3-6 ay ve 6-12 ay arasında doppler ultrasonografi ve böbrek fonksiyon testleri ile takip edildi. Sonuçlar iki grup karşılaştırılarak analiz edildi. Bulgular: Medyan takip süresi sırasıyla 9 ay ve 10 ay olarak gerçekleşti. Puncher arteriotomi (PA) grubunda erkek oranı anlamlı oranda daha fazlaydı (p=0,013). Bununla paralel olarak PA grubunda 1. Ay kreatinin oranları, insizyon grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek saptanırken (p=0,046) GFR düzeyleri benzer saptandı (p>0,05). Postoperatif takiplerinde 6-12 ay kontrolünü tamamlayan hastalar değerlendirildiğinde RI, PSV ve GFR düzeyleri gruplar arasında anlamlı bir farklılık göstermemekte olup (p>0,05), yalnızca kreatinin düzeyleri PA grubunda tüm zaman boyunca anlamlı düzeyde daha yüksek saptandı (p=0,021). 6-12 ay kontrolünde hesaplanan PSV oranları iki grup arasında benzer saptandı (p>0,05). Cinsiyete göre kreatinin değerleri karşılaştırıldığında ise erkeklerin tüm zamanlarda kadınlara göre anlamlı olarak daha yüksek düzeye sahip olduğu (p=0,029, p=0,001, p=0,007) ancak GFR düzeyleri arasında anlamlı ilişki bulunmadığı görüldü (p>0,05). Sonuç: Bu bilgiler ışığında arteriotomi için iki yöntemin de kullanılabileceği ve uygun anastomoz tekniği ile tamamlanması durumunda greft sağkalımı yönünden benzer sonuçlar elde edilebileceği düşünülmektedir.