İnme sonrası gelişen depresyon ve anksiyete bozukluğunda akupunktur tedavisinin etkinliği
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESER KALAOĞLU
Danışman: Fatma Nur KESİKTAŞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Akupunktur tedavisinin inme sonrası gelişen depresyon ve anksiyete bozukluklarında etkinliğini ve güvenilirliğini incelemek, bununla birlikte hastaların bu komplikasyonların tedavisinde çoklu ilaç ve/veya yüksek doz ilaç kullanım ihtiyacını azaltmaktır. Gereç ve Yöntem: Prospektif randomize kontrollü gerçekleştirilen bu çalışmaya iskemik inme sonrası psikiyatri uzmanı tarafından değerlendirilip depresyon ve/veya anksiyete bozukluğu tanısı alan 54 hasta dahil edildi. Randomize olarak hastalar, akupunktur tedavi grubuna (n=27) veya kontrol grubuna (n=27) atandı. Hastaların tümüne haftada 7 gün, günde ortalama 2 saat olmak üzere 8 hafta süreyle konvansiyonel rehabilitasyon programı fizyoterapist tarafından uygulandı. Akupunktur tedavi grubuna ek olarak haftada 2 kez, 4 hafta boyunca Baihui (DU20), Yintang (EX-HN3) noktalarına ve bilateral Tai Chong (LR3), Hegu (LI4) noktalarına akupunktur tedavisi uygulandı. Her iki grupta başlangıçta (0. hafta), 4. haftada ve 8. haftada olmak üzere toplam 3 defa çalışmayı yapan araştırmacı ve kör psikiyatri uzmanı tarafından ayrı ayrı değerlendirildi. Psikiyatri uzmanı tarafından; Hamilton Depresyon Değerlendirme Ölçeği (HDDÖ) ve Hamilton Anksiyete Değerlendirme Ölçeği (HADÖ) kullanılarak hastalar takip edildi ve gerektiğinde ilaç dozları düzenlendi. Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi (PUKİ), Barthel İndeksi, Brunnstrom Motor Evrelemesi çalışmayı yapan araştırmacı tarafından kaydedildi. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 64.9 ± 9,7 yıl idi. Hastaların klinik ve demografik verileri açısından iki grup arasında anlamlı farklılık yoktu. Akupunktur ve kontrol grubunda tedavi sonrası 4. hafta ve 8. haftada HDDÖ ve HADÖ skor ortalamalarında anlamlı azalma vardı. İki grup HDDÖ ve HADÖ skor ortalamalarındaki azalma açısından kıyaslandığında, tedavi sonrası 8. haftada Akupunktur grubu lehine anlamlı olarak daha fazla azalma olduğu saptandı. Tedavi öncesi, tedavi sonrası 4. ve 8. haftada serotonerjik ve mirtazapin kullanım özellikleri açısından olguların iki gruba dağılımının homojen olduğu saptandı. Tedavi sonrası 4. haftada Seçici Serotonin Gerialım İnhibitörleri (SSGİ) "dozu arttırılan" olgu sayısının kontrol grubunda anlamlı olarak fazla olduğu saptandı. Akupunktur ve kontrol grubunda tedavi sonrası üst ekstemite, el ve alt ekstemite Brunnstrom skorlarında ve Barthel indeks skorunda anlamlı düzelme vardı; ancak iki grup kıyaslandığında aralarında istatistiksel anlamlı farklılık yoktu. Akupunktur ve kontrol grubunda toplam PUKİ skoru açısından anlamlı düzelme olduğu ve bu düzelmenin Akupunktur grubunda anlamlı olarak daha fazla olduğu saptandı. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları ile tamamlayıcı tıp yöntemi olarak akupunktur tedavisinin gerek inme sonrası gelişen depresyon ve anksiyete semptomlarının hafifletilmesi gerekse uyku bozukluğunun giderilmesinde etkili olduğunu göstermiştir.