Lenke tip 3 ve tip 6 adölesan idiyopatik skolyozlarda medial ve lateral omuz dengesini etkileyen faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BUĞRA BAŞALAN
Danışman: Hakan Serhat YANIK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Lenke tip 3 ve 6 adölesan idiyopatik skolyoza (AIS) sahip hastalarda medial ve lateral omuz dengesini etkileyen faktörleri, insidansını ve hasta yaşam kalitesine olan etkilerini değerlendirmektir. Hastalar ve Yöntem: Ocak 2018 – Aralık 2022 tarihleri arasında kliniğimizde AİS tanısıyla ameliyat edilen hastalar retrospektif olarak incelendi. Lenke tip 3C ve 6C eğriliğe sahip olan, posterior enstrümentasyon ve füzyon ile tedavi edilen 143 hasta değerlendirildi. Bu hastalardan ameliyat öncesi ve ameliyat sonrasında 1. ay, 6. ay ve 1 yıldan uzun süreli kontrol grafileri olan 62 hasta çalışmaya dahil edildi. Çalışmada lateral ve medial omuz dengesi sırasıyla radyolojik omuz yükseklik farkı (RSH) < 10 mm ve T1 eğimi < 3° olarak tanımlanmıştır. Son kontrol grafisinde RSH < 10 mm ve T1 eğimi < 3° krıterini karşılayan hastalar dengeli omuz grubuna, karşılamayanlar ise dengesiz omuz grubuna dahil edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 62 hastanın 37'si (%59,7) dengeli omuz grubuna, 25'i (%40,3) ise dengesiz omuz grubuna dahildir. Dengeli omuz grubundaki hastaların 6'sı erkek, 31'i kadın; dengesiz omuz grubundaki hastaların ise 7'si erkek, 18'i kadındır. Ortalama yaş her iki grupta da birbirine yakındır (15.38 / 15.08). Her iki grubun Risser evreleri karşılaştırıldığında anlamlı bir fark bulunamamıştır (p = 0,782). Yaş ve cinsiyet ile Risser evresinin postoperative omuz dengesi gelişiminde rol almadığı tespit edilmiştir. Preoperatif torakolomber-lomber eğriliğin (TL-LE) 1 derece artması son postoperatif RSH değerini 0.475 mm (p < 0.0001) arttırarak lateral omuz dengesizliği gelişme ihtimalini arttırdığı gözlemlenmiştir. Torakal eğriliğin düzeltme oranının medial (p = 0.037) ve lateral omuz dengesizliğinin (p < 0.0001) gelişimini önlemede istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmüştür. Torakolomber-lomber eğriliğin flekibilitesinin azalmasının medial omuz dengesizliğinin (p = 0.003), torakal eğriliğin fleksibilitesinin azalmasının ise lateral omuz dengesizliğinin (p = 0.006) ortaya çıkmasında önemli rol aldığı görülmüştür. Üst enstrümente vertebranın eğim açısının (UIVt) medial omuz dengesizliği için bir risk faktörü olduğu (p = 0.005) ve aralarında anlamlı bir korelasyon olduğu tespit edilmiştir. Eğriliklerin apikal vertebralarının rotasyon derecesinin artmasının omuz dengesizliği için bir risk faktörü olabileceği gözlemlenmiştir. SRS-22r ile değerlendirilen hastaların omuz dengesizliği ile memnuniyeti arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır (p = 0,98). Sonuç: Preoperatif torakal eğriliğin apeksindeki vertebranın rotasyon derecesi (TE-VR), preoperatif torakalomber-lomber eğriliğin apeksindeki vertebranın rotasyon derecesi (TL-L VR), preoperative torakolomber-lomber eğriliğin derecesi (TL-L), torakal eğriliğin fleksibilite oranı (TE FLEX) ve torakal eğriliğin düzeltme oranı ile lateral omuz dengesizliği gelişimi; preoperatif torakal eğriliğin apeksindeki vertebranın rotasyon derecesi (TE-VR), torakalomber-lomber eğriliğin fleksibilite oranı (TL-L FLEX), erken postoperatif dönemdeki üst enstrümente vertebranın eğim açısı (erken postop UIVt) ve torakal eğriliğin düzeltme oranı ile medial omuz dengesizliği arasında anlamlı bir korelasyon olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak preoperatif ve postoperatif dönemde bu parametreler dikkate alınması hastalarda postoperatif omuz dengesizliği gelişimini önleyebilir. Anahtar Kelimeler: Adölesan İdiopatik Skolyoz, Lateral Omuz Dengesi, Medial Omuz Dengesi, Lenke, SRS-22