Birinci basamakta depresyon riskinin fiziksel aktivite düzeyi ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEDA NUR AVCI
Danışman: Mustafa Reşat DABAK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Bu çalışmada; S.B.Ü. Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı Gaziosmanpaşa Eğitim Aile Sağlığı Merkezine başvuran hastaların depresyon riski ile fiziksel aktivite düzeyi arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamıza S.B.Ü. Sultangazi Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı Gaziosmanpaşa Eğitim Aile Sağlığı Merkezine başvuran hastalardan 400 kişi katılmıştır. Araştırmaya katılan bireylerden sözlü onam alınarak anketleri okuma yazma bilenlerin kendileri tarafından doldurması istenmiştir. Okuma yazma bilmeyenlere anket soruları yüzyüze okunarak doldurmaları sağlanmıştır. Çalışmamızda sosyodemografik veriler, Birinci Basamak için Fiziksel Aktivite Anketi (BBFAA) ve Birinci Basamak için Beck Depresyon Tarama Ölçeği (BDÖ-BB) kullanılmıştır. Verilerin tanımlayıcı istatistiklerinde ortalama, standart sapma, medyan, en düşük, en yüksek, frekans ve oran değerleri kullanılmıştır. Değişkenlerin dağılımı kolmogorov simirnov, shapiro-wilk test ile ölçüldü. Dağılımı normal olmayan nicel bağımsız verilerin analizinde Kruskal-wallis, mann-whitney u test kullanıldı. Nitel bağımsız verilerin analizinde ki-kare test, ki-kare test koşulları sağlanmadığında fischer test kullanıldı. Analizlerde SPSS 27.0 programı kullanılmıştır. BULGULAR: Çalışmamızda katılımcıların %64,5'inin fiziksel aktivite açısından hareketsiz kategorisinde yer aldığı görülmüştür. Depresyon riski olan katılımcıların %72,2'sinin fiziksel olarak hareketsiz olduğu belirlenmiştir. Depresyon riski olan grupta fiziksel aktivite düzeyi hareketsiz kategorisinde olanların oranı depresyon riski olmayan gruptan anlamlı (p<0.05) olarak daha yüksek olarak bulundu. SONUÇ: Bu çalışmada, depresyon riski olan katılımcıların hareketsiz kategorisinde yer alma oranının anlamlı derecede yüksek olduğu belirlenmiştir. Fiziksel aktivitenin artırılmasının, birinci basamak sağlık hizmetlerinde depresyonun önlenmesi ve yönetimi açısından önemli bir hedef olabileceği düşünülmektedir. Sağlık çalışanlarının, bireyleri düzenli egzersize teşvik etmesi ve yaşam tarzı değişiklikleri konusunda rehberlik etmesi depresyon oranlarını azaltmada faydalı olabilir. Anahtar Kelimeler: Depresyon, Fiziksel Aktivite