COVID-19 pandemisi döneminde başvuran meme kanseri hastalarının özelliklerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SERCAN DOLU

Danışman: Serap EREL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanserdir. Bu nedenle erken tanı kritik öneme sahiptir ve tarama programları da erken tanıda büyük rol oynamaktadır. COVID-19 pandemisi döneminde, meme kanseri tedavi algoritmalarında bazı değişiklikler gözlendi. COVID-19 salgınının başlangıcında, birçok sağlık hizmeti gibi kanser tarama programları da büyük ölçüde ertelenmek zorunda kaldı. Hastaların sağlık kurumlarına başvuramamaları ve taramaların ertelenmesi, tanı ve tedavi süreçlerinde gecikmelere neden oldu. Biz de çalışmamızda COVID-19 pandemisinin meme kanserli hastalarda sebep olduğu değişimleri ortaya koymayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Çalışmamızda S.B.Ü. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniğinde 10 Ocak 2017-10 Mart 2020 tarihleri ile (COVID-19 öncesi), 11 Mart 2020- 11 Mart 2022 tarihleri aralığında (COVID-19 dönemi), 18-100 yaş arası ve cinsiyet fark etmeksizin meme kanseri nedeniyle servise yatırılarak ameliyat edilen hastalar retrospektif olarak incelendi. Bu veriler arasında meme kanseri tanısı alan 158 hastadan; aynı memeden biyopsi ve/veya cerrahi hikayesi olanlar, meme kanseri tanısı ile ameliyat olmuş olanlar, patolojisi duktal karsinoma in situ ve lobüler karsinoma in situ olanlar dışında kalan hastalar çalışmaya dahil edildi. Her iki grup için demografik özellikler, tümör özellikleri, patolojik ve cerrahi özellikleri incelendi. Bulgular: Hastaların COVID-19 öncesi ve COVID-19 dönemine göre yaptığımız çalışmamızda; tanı tarihi ile ameliyat tarihi arasında geçen ortalama sürenin COVID-19 öncesi dönemde 69,2±78,8 gün, COVID-19 döneminde ise 137,9±111,5 gün olduğu tespit edildi (p<0.05). COVID-19 öncesi hastaların %32'sinde (n:16) 2 cm üzeri tümör olduğu, COVID-19 dönemindeki hastaların %52'sinde (n:26) 2 cm üzeri tümör olduğu ve pandemi döneminde tümör büyüklüğünün arttığı tespit edildi (p<0.05). COVID-19 döneminde uzak metastaz oranlarında belirgin artış olduğu tespit edildi. COVID-19 döneminde HER 2 pozitifliğinde anlamlı bir düşüş olduğu tespit edildi (p<0.05). Hastaların preoperatif lenf nodu değerlendirmesinde pandemi döneminde biyopsi ile malign tanı konulan hasta sayısında anlamlı bir artış olduğu tespit edildi (p<0.05). COVID-19 döneminde neoadjuvan kemoterapi alan hasta sayısında COVID-19 öncesi döneme göre istatistiksel olarak anlamlı bir artış olduğu tespit edildi (p<0.05). Çıkarılan toplam lenf nodu sayısının pandemi döneminde azaldığı fakat metastaz tespit edilen lenf nodu sayısının yine aynı dönemde arttığı tespit edildi. Hastaların ortalama yaş, cinsiyet, östrojen ve progesteron reseptörü, mitoz skoru, Ki-67 indeksi, nükleer grade, tümör alt tipleri ve odakları, yapılan ameliyat çeşitleri açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olmadığını tespit ettik. Yine pandemi dönemi vaka sayılarının artış ve azalış dönemlerine göre gruplandırıp kıyasladığımızda anlamlı bir fark olmadığı tespit edildi. Sonuç: COVID-19 pandemisi nedeni ile hastane işleyişlerinin bozulması tanı tarihi ile ameliyat tarihi arasında geçen süre arasında belirgin artışa neden olduğu ve hastaların tarama programlarını aksatması gibi sebeplerle de tümör boyutunda önceki döneme kıyasla belirgin artışa neden olduğu görülmektedir. Cerrahi işlemleri ertelemek veya hastaların hastanede kalış sürelerini azaltmak için neoadjuvan tedavinin bu süreçte önceki döneme kıyasla daha fazla tercih edildiği görüldü. Bu ve buna benzer olası bir pandemi sürecinde hastanelerin ve özellikle poliklinik hizmetlerinin ulaşılabilirliği arttırılmalı ve tarama programlarının kanser hastalarının evre ve prognozunda ne kadar önemli olduğu hakkında halk bilinçlendirilmelidir. Anahtar kelimeler: COVID-19, meme kanseri, aksillar lenf nodu, neoadjuvan kemoterapi