Pozitron emisyon tomografi-bilgisayarlı tomografi ile rastlantısal olarak gastrointestinal sistemde artmış flor-18 fluoro-2-deoksi-glukoz tutulumu tespit edilen lezyonların değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DAMLA ÇAĞLA PATIR
Danışman: Cengiz CEYLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş-Amaç: Pozitron Emisyon Tomografi ve Bilgisayarlı Tomografi cihazlarının birleşmesi ile oluşan hibrid bir görüntüleme yöntemi olan PET-BT, günümüzde farklı kanser türlerinin tanısı ve evrelemesinde kullanılan bir yöntem haline gelmiştir. 18F-FDG, PET taramalarında en yaygın olarak kullanılan radyo işaretli izleyicidir. Onkoloji alanında kullanımı giderek artan PET-BT görüntüleme yöntemiyle birlikte primer ya da metastatik tümör alanının dışında prostat, tiroid, meme, mesane ve gastrointestinal sistem gibi farklı organ ve sistemlerde de rastlantısal artmış 18F-FDG tutulumu ile karşılaşılabilmektedir. Yapılan çalışmalarda GİS'te rastlantısal 18F-FDG tutulumu %0,5 ile %5 arasında değişen oranlarda bildirmiştir. Biz bu çalışmada yetişkinlerde PET-BT görüntülemede GİS'te rastlantısal 18F-FDG tutulumu olan lezyonların sıklığını, klinik özelliklerini ve paternlerini değerlendirmeye yönelik retrospektif değerlendirme yapmayı amaçladık. Materyal ve Yöntem: Ocak 2017- Haziran 2020 tarihleri arasında merkezimiz Nükleer Tıp Kliniği'nde PET/BT görüntüleme yapılan, 18 yaş üzeri hastaların elektronik kayıtları retrospektif olarak değerlendirildi. Özofagus, mide ve kolon tutulumu olan hastalar değerlendirmeye alındı. Rastlantısal kolon tutulumu saptanan lezyona 3D izokontür ilgi bölgesi transaksiyal kesitlerde otomatik olarak çizildi (ROI). ROI içindeki en yüksek standardize edilmiş tutulum değeri (SUVmax), ortalama standardize edilmiş tutulum değeri (SUVmean) ve metabolik tümör volümü (MTV) hesaplamasında, %40 threshold ile ilgili alan otomatik olarak hesaplandı. Total lezyon glikolizi (TLG), MTV ve SUVmean değerinin çarpılması ile hesaplandı. Endoskopik değerlendirmeler 2000'in üzerinde endoskopi deneyimi olan uzman hekimlerce yapıldı. Endoskopi ve patoloji sonuçlarının birlikte değerlendirmesi sonrası lezyonlar, malign, premalign, inflamatuar benign ve diğer benign hadiseler olarak gruplara ayrılarak değerlendirmeye alındı. Bulgular: Değerlendirmeye alınan 10,551 hastanın 306'sında kolonda (%2,9), 195'inde midede (%1,8) rastlantısal 18 F-FDG tutulumu olduğu görüldü. Görüntüleme sonrası 120 gün içinde merkezimizde endoskopik değerlendirmesi yapılan kolon tutulumu olan 173 hasta (%56), mide tutulumu olan 95 hasta (%48,7) çalışmaya dahil edildi. Kolonda toplam 250 ayrı alanda rastlantısal tutulum izlenmiş olup 216'sı (%86,4) fokal, 34'ü (%13,6) fokal olmayan tutulum iken, mide de 64 hastada (%67,4) fokal, 31'inde (%32,6) fokal olmayan tutulum tespit edilmiştir. Kolonda tutulumu olan olguların %80'ininde malign/premalign lezyon tespit edilirken, midede tutulumu olan hastaların %21'inde malign/premalign lezyon izlendiği görülmüştür. ROC analizinde kolonda bulunan SUVmax >5.9 değeri %80 sensivite ve %97 spesifite ile kolondaki inflamatuar ve malign/premalign lezyonları, benign lezyonlardan ayırt ederken, midede SUVmax >5.0 değeri %75 sensitivite ve %72 spesifite ile midedeki malign/premalign lezyonları, inflamatuar benign hadiselerden ayırdığı görülmüştür. Sonuç: Özellikle kolonda fokal rastlantısal 18F-FDG tutulumu malign/premalign hadiseler ile ilişkili iken, midede fokal tutulum olması malign/premalign lezyonları benign lezyonlardan ayırt etmede etkin değildir. Midede benign ve malign lezyonları ayırt edecek etkin SUVmax değerleri için yani çalışmalara ihtiyaç vardır. Kolonda sıklıkla diffüz tutulum ve yüksek SUVmax, MTV ve TLG değerlerinin sıklıkla kolit ile ilişkili olduğu görülmektedir. Buna yönelik inflamatuar bağırsak hastalığı olan hastalarda hastalık şiddetini ve tutulum paternini tespit etmede MR ya da BT ile görüntüleme yöntemleri eksik kalabilmektedir. Bu hastalarda PET/BT'nin etkinliğine yönelik çalışmalar planlanabilir. Ayrıca hastalara gereksiz üst GİS endoskopi ihtiyacını azaltmak amacıyla özellikle H. Pylori prevelansının yüksek olduğu toplumlarda PET/BT ile görüntülemeden 10-14 gün önce proton pompa inhibitörü kullanımını önermekteyiz.