Adenomyozis olgularının elektrokardiyografide parçalanmış QRS dalgaları ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEMANUR KAPAN
Danışman: Kadriye ERDOĞAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Adenomyozis, endometrial bez ve stromanın myometrium içinde ektopik yerleşimiyle seyreden, sıklıkla dismenore, menstrüel düzensizlik ve kronik pelvik ağrıya yol açan, benign ancak belirgin morbiditeyle ilişkili bir hastalıktır. Parçalanmış/Fragmente QRS (fQRS), miyokardiyal fibrotik yeniden yapılanmanın yüzey elektrokardiyografi (EKG)'sindeki işareti kabul edilen, noninvaziv ve erişilebilir bir biyobelirteçtir. Bu çalışmada adenomyozisli kadınlarda fQRS varlığı/sıklığı araştırılmış ve fQRS ile klinik/demografik göstergeler arasındaki ilişkiler değerlendirilmiştir. Gereç ve Yöntem: Etlik Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde yürütülen tek merkezli, prospektif çalışmaya reprodüktif dönemde (18–45 yaş) sistemik hastalığı ve kronik ilaç kullanımı olmayan kadınlar dâhil edildi. Vaka grubu (n=36) adenomyozis tanısı postoperatif histopatoloji ile doğrulanan hastalardan; kontrol grubu (n=36) ise kontrasepsiyon amacıyla başvurup kalıcı cerrahi sterilizasyon planlanan, ek jinekolojik veya sistemik patolojisi olmayan sağlıklı olgulardan oluşturuldu. Tüm katılımcılara standart 12 derivasyonlu EKG çekildi. fQRS, dar QRS'te R ve/veya S dalgaları üzerinde çentiklenme veya ek sivri çıkıntıların komşu en az iki derivasyonda izlenmesi olarak tanımlandı. Gruplar demografik veriler, temel laboratuvar parametreleri ve EKG ölçümleri açısından karşılaştırıldı; çok değişkenli modellerle fQRS'in bağımsız belirleyicileri incelendi. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 40,47±4,73 yıl olup ortanca yaş 42 yıl (min–maks: 29–45) olarak bulunmuştur. Ortalama vücut kitle indeksi (VKİ)26,21±3,98 kg/m², ortanca değeri 26,5 (min–maks: 18–40) olarak saptanmıştır ve bel çevresi 88,28±9,04 cm (medyan 88; 67–107) ve uterus boyutu 61,97±19,73 mm (medyan 56,3; 36–122,5) bulundu. Adenomyozis grubunda yaş (p 0,05). EKG'de kalp hızı, QRS, PR ve QT süreleri bakımından gruplar arasında anlamlı fark yoktu (sırasıyla p=0,127; 0,887; 0,542; 0,207). Kategorik değişkenlerde adenomyozis grubunda anormal uterin kanama (p %50 %8,3 olarak bulundu. fQRS alt grubunda hemoglobin (p=0,045) ve hematokrit (p=0,043) düzeyleri fQRS pozitif hastalarda daha yüksekti; diğer klinik, laboratuvar ve EKG sürelerinde anlamlı fark yoktu. Sonuç: Adenomyozisli hastalar daha ileri yaş, artmış uterus boyutu ve yükselmiş trombosit değerleri ile karakterizedir. Bu grupta klinik bulgular ve fQRS sıklığı belirgin biçimde fazladır. fQRS varlığı ile hemoglobin/hematokrit düzeyleri arasındaki ilişki, kardiyak elektriksel heterojenite ile hemodinamik durum arasındaki olası etkileşime işaret etmektedir. Bulgular, ileri görüntüleme ve nicel EKG analizleriyle desteklenecek çok merkezli çalışmalara ihtiyaç olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Adenomyozis; fragmante QRS; anormal uterin kanama; trombosit; uterus boyutu