Hiperemezis gravidarum tanısı alan hastalarda endoplazmik retikulum stresinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KONYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BAHRİYE ÖZNUR ÖĞÜÇBİLEK
Danışman: Sevcan SARIKAYA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, hiperemezis gravidarum (HEG) tanısı alan gebelerde, endoplazmik retikulum stresinin temel belirteçlerinden biri olan PERK (Human Phospho Extracellular Signal Regulated Kinase) ve ATF4 (Human Activating Transcription Factor 4) seviyelerini değerlendirmek ve bu seviyeleri sağlıklı gebelerle karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamız Konya Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğine 1 Ağustos 2024 ve 31 Kasım 2024 tarihler arasında başvuran 18-45 yaş aralığındaki hastalar dahil edilerek yapılan prospektif bir çalışmadır.Gebeliğin ilk 16 haftasında HEG tanısı alan 85 hasta ve aynı haftalarda sağlıklı gebeliği olan 85 hasta olmak üzere 170 hasta çalışmaya dahil edildi. Laboratuvar verileri hastaların rutin olarak alınan tetkiklerinden arta kalan atık kanlarından elde edilmiştir. Elde edilen kanlardan endoplazmik retikulum stresi markerlarından ATF4 ve PERK markerlarının çalışılmıştır. Elde edilen bulgular her iki grup arasında istatistiksel olarak karşılaştırıldı. Bulgular: Her iki grubunda demografik verileri benzerdi. (p>0,05). Gruplar arasında gravide (p=0,132), parite (p=0,252), abortus (p=0,443) sayısı ve gebelik haftası (p=0,360) açısından anlamlı farklılık görülmemiştir. HEG olan grupta hastaların kilosu kontrol grubundan anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p=0,025). Hasta grubunda olanların Na değeri kontrol grubunda olanların değerinden anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p=0,001). Hasta grubunda olanların TSH değeri kontrol grubunda olanların değerinden anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p=0,001). Hasta grubunda olanların ATF-4 değeri kontrol grubunda olanların değerinden anlamlı şekilde düşük bulunmuştur (p=0,002). Gruplar arasında PERK değeri açısından anlamlı farklılık görülmemiştir (p=0,965). ATF-4 ve PERK değerlerinin HEG varlığını predikte edebilmeleri ROC analizi ile araştırılmış ve cut-off değerleri belirlenmiştir. ATF-4 için 4,263 değeri cut-off olarak alındığında %45,9 sensitivite, %77,6 spesifite saptanmış ve iyi bir belirleyici olduğu görülmüştür. PERK için 1,98 değeri cut-off olarak alındığında %28,2 sensitivite, %85,9 spesifite saptanmış ve kötü bir belirleyici olduğu görülmüştür. Sonuç: Çalışmamız HEG'in moleküler mekanizmalarının daha iyi anlaşılmasını sağlamış ve bu belirteçlerin potansiyel terapötik hedefler olarak değerlendirilmesi gerektiğini göstererek literatüre önemli katkı sağlamıştır. HEG'in tanı ve tedavi süreçlerinde ER stres belirteçlerinin klinik olarak izlenmesinin önemli olabileceğini söyleyebiliriz. Gelecekte, daha geniş popülasyonlar üzerinde yapılacak çalışmalar ve uzun dönem sonuç analizleri, bu bulguların doğrulanmasına ve HEG yönetiminde yenilikçi yaklaşımlar geliştirilmesine katkıda bulunabilir. ER stres yollarının ayrıntılı incelenmesi, HEG'nin patofizyolojisi ile ilgili daha derin bir anlayış sağlayarak, bireyselleştirilmiş tedavi yaklaşımlarına zemin hazırlayabilir. Anahtar Kelimeler: Hiperemezis gravidarum, Endoplazmik retikulum stresi, PERK, ATF4, Adaptif stres yanıtı, Apoptotik mekanizmalar