Aile sağlığı merkezine başvuran erişkin bireylerin B12 vitamin eksikliği ile depresyon ve anksiyete düzeyleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MUHAMMED ALİ TUZCU
Danışman: Meşide GÜNDÜZÖZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Depresyon ve anksiyete, yaşam kalitesini olumsuz etkileyen yaygın psikiyatrik bozukluklardır. B12 vitamini eksikliği ise kognitif ve nöropsikiyatrik sorunlara yol açabilen önemli bir sağlık problemidir. Türkiye'de bu ilişkiyi araştıran çalışma sayısı sınırlıdır. Bu çalışma, Ankara Yenimahalle Yakacık Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran erişkinlerde depresyon, anksiyete düzeyleri ve B12 vitamini eksikliği arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tanımlayıcı ve analitik nitelikte tasarlanan bu araştırma, 200 katılımcıyla yürütülmüştür. Katılımcıların serum B12 değeri Aile Hekimliği Bilgi Sistemi üzerinden kontrol edilerek 200 pg/ml altı ve üstü olmak üzere 2 gruba ayrılmıştır. Veriler sosyodemografik form ile Beck Depresyon Ölçeği ve Beck Anksiyete Ölçeği kullanılarak araştırmacı tarafından yüzyüze anket yöntemiyle toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS Statistics 25.00 programı kullanılmıştır. Bulgular: B12 düzeyi ile ruhsal belirti puanları arasındaki grup karşılaştırmaları incelendiğinde, B12'si düşük olan katılımcılarda Beck Depresyon Ölçeği ortalaması 14,93 ± 12,34 iken, B12'si yeterli katılımcılarda 11,36 ± 8,39 olarak bulunmuştur; iki grup arasındaki fark istatistiksel anlamlılık göstermemektedir (p=0,06). Bununla birlikte sınırda bir eğilime işaret etmektedir Beck Anksiyete Ölçeği açısından ise, düşük B12 grubunda ortalama 27,12 ± 12,95, yeterli B12 grubunda 24,68 ± 8,64 olup gruplar arası fark anlamlı değildir (p=0,19). Sonuç: Serum B12 eksikliği ile depresyon ve anksiyete düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı; depresyon için yalnızca sınırda bir eğilim gözlendi. Depresyon ve anksiyete puanları güçlü biçimde ilişkiliydi ve sosyodemografik alt gruplarda belirgin farklar izlenmedi. Sonuç olarak, bulgular depresyon ve anksiyete taramasının B12 durumundan bağımsız olarak sürdürülmesi, B12 değerlendirmesinin ise klinik risk ve belirtilere göre hedeflenmesi gerektiğini göstermektedir.